10 Haziran 2014 Salı

Türkiye-Güney Kore Yetkilendirilmiş Yükümlü Karşılıklı Tanıma Anlaşması-Yılmaz Parlar

TÜRKİYE-KORE ARASINDA “YETKİLENDİRİLMİŞ YÜKÜMLÜ” ANLAŞMASI
İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonu’nda “Türkiye-Güney Kore Yetkilendirilmiş Yükümlü Karşılıklı Tanıma Anlaşması” imzalandı.
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı, ürünlerin piyasaya daha hızlı, güvenli ve ekonomik olarak taşınması için işlem maliyetlerini azaltan ve ticareti destekleyen önemli düzenlemelerin altına imza attı. Yeni uygulamaların uluslar arası düzeyde kullanılması kapsamında imza törenine, Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, Güney Kore Gümrük İdaresi Başkanı Beak Un-Chan, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız, iş adamları, sanayici ve ithalatçılar katıldı İTO meclis üyeleri, Komite Başkanları, Basın mensupları katıldılar.
Törende konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı,  “Türkiye Gümrük ve Ticaret Bakanlığı ile Kore Gümrük İdaresi arasındaki -Yetkilendirilmiş Yükümlü Karşılıklı Tanıma Anlaşmasını-, imzalamak üzere buradayız. Türk ihracatının gerçekten değerli aktörleri, liderleri burada.
Türk ihracatının gerçek kahramanlarıyla, liderleriyle, sizlerle beraber olmaktan, büyük bir mutluluk duyduğumu ifade etmek istiyorum.
Bugün Kore’yle imzalayacağımız anlaşma; ülkemizde geçen sene başlattığımız “Yetkilendirilmiş Yükümlü” uygulamasını, uluslararası düzleme taşıyan ilk adım olması bakımından önem taşıyor.
Türkler ve Koreliler asırlardır kardeş iki halktır. Türk ve Kore halkları arasındaki ilişkiler asırlar öncesine kadar uzanmaktadır. Biz Anadolu’ya gelmeden önce atalarımız, Asya'da Kore halkıyla komşuydu. Atalarımızın komşu olmasından gelen dostluğu, her iki ülkenin geleneklerinde hala görmek mümkündür. Tarihi bağlarımızın yüzyıllar öncesine dayandığının en güzel kanıtlarından biri, Türkçe ve Korece’nin aynı kökenden gelmesidir. Daha yakın tarihte ise, dostluğumuz Kore Savaşı’nda bir kez daha görünür olmuştur. Savaş aslında soğuk bir kavram. Hiçbir zaman istenmeyen bir durum.
Ama Kore Savaşı’nda, Türk ve Kore halkı kardeşliğin en güzel örneklerini dünyaya göstermiştir. Bu savaş, cephede kader birliği yapan iki millet arasındaki coğrafi mesafeyi kaldırmış ve milletlerimiz arasında kalıcı bağlar kurulmuştur.
Kore Savaşı’ndan dönen Türk askerleri, bugün dahi “Koreli” olarak anılmakta ve büyük saygı görmektedirler. Kore Hükümeti ve halkı da Türk milletinin bu fedakârlığını unutmadığını; Kore Savaşı’ndaki şehitlerimizin hatırasını canlı tutarak ifade etmektedir.
Bizlerin görevi; ülkelerimiz arasındaki ilişkilerin bu özel niteliğini ve samimiyetini, aynı canlılıkla ancak yeni bir vizyonla genç nesillere aktarmaktır.

Türkiye ve Kore Cumhuriyeti, siyasi ve ekonomik bakımdan Asya kıtasının batı ve doğu uçlarında yükselen iki güçtür. Her iki ülke de dünyanın değişimine ayak uydurmuş ama kendi kültürlerini korumuş, geleneksel değerlerine sahip çıkmıştır.
Her iki ülke de G-20’nin aktif üyeleridir. Bu bağlamda, bölgesel ve uluslararası istikrarın sağlanması konusunda ortak çalışmalar yapıyoruz. Keza, bölgesel ve uluslararası konularda benzer politikalar izliyoruz ve bu alanlarda yakın işbirliği içindeyiz.
Bugün imza töreni için bir araya geldiğimiz Karşılıklı Tanıma Anlaşması ile de Türkiye ve Kore arasındaki köklü ilişkiler daha da güçlenecektir. Başta ekonomi, ticaret ve yatırımlar olmak üzere, her alandaki işbirliğimizin çok daha derinleşeceğine ve zenginleşeceğine samimiyetle inanıyorum.
Bu istikamette karşılıklı irade ve kararlılığımız, son derece güçlüdür. Ekonomik anlamda tek bir dünya ekonomisine gidiş olarak algılanan “küreselleşmenin” göstergelerinden biri, uluslararası ticaretin 1990’lı yıllardan bu yana hızla artmasıdır. Bu süreçte, uluslararası ticaret işlemleri, ülkelerin kalkınmalarında daha fazla önem kazanmıştır.
Bu bağlamda dikkat çeken unsurlardan biri; uluslararası eşya trafiğinin gözetiminden sorumlu olan Gümrük İdarelerinin kazandığı roldür.
Gümrükler, ticaretin hızını etkileyen yerlerdir. OECD’ye göre dünya ticaretinde maliyetlerin yaklaşık %15’ini gümrük işlemleri oluşturmaktadır.
Bu oranda %1’lik bir azalma, dünya ekonomisine yaklaşık 40 milyar dolarlık bir katkı sağlamaktadır.  Dünya Bankası’na göre, bir ülkede ihracat maliyetlerindeki %10’luk bir azalma, ülkenin toplam ihracatında %4,7’lik bir artış sağlamaktadır.

Gümrük İdarelerinin politikaları; gerek uluslararası ticaretin kolaylaştırılması ve gerekse uluslararası eşya trafiğinin hızının en önemli belirleyicilerinden biridir.
Bu rol vesilesiyle Gümrük İdarelerinin politikaları ve geleceğe yönelik uygulamaları, ülkeler arası ticaret yarışında önemli bir parametre oluşturmaktadır
Bu bağlamda özel sektörle gümrük idarelerinin etkin bir işbirliği yapması, ekonomik sistemi etkileyen sonuçlar doğurmaktadır.
Bu işbirliği, özellikle iki açıdan önem taşımaktadır:
- Firmaların ve dolayısıyla ülkenin rekabet gücünü artırması,
- Güvenli ticareti kolaylaştırmasıdır.
Özel sektör ile gümrük idarelerinin güven ilişkisine dayalı ortak çalışmaları, ülkelerin uluslararası rekabet güçlerini artırmaktadır.
Bu ise ticaretin kolaylaşmasına sağladığı etki ile, ülkelerin kalkınmasına katkıda bulunmakta ve çarpan etkisi oluşturmaktadır.
Çarpan Etkisi; bir ülke içerisindeki firmaların uluslararası ticaret ağındaki işlemlerinin kolaylaştırılmasının, o ülkenin uluslararası piyasalara daha etkin ve başarılı girişine imkân sağlamaktadır. Ticaretin kolaylaşması; ülke ekonomilerinde, uzun vadede yatırım ve iş kolaylığı parametrelerinin yükselmesine sebep olmaktadır.
Bu durum ise, doğrudan uluslararası yatırımların artmasına katkıda bulunmaktadır.
Hemen bu konuyla ilgili uluslararası değerlendirmelerden örnek vermek istiyorum.
Ülke olarak ticareti kolaylaştırmak hedefiyle yaptığımız çalışmalar etkilerini göstermeye başlamıştır. Küresel Ticaretin Kolaylaştırılması Endeksi’nde 2010 ve 2012 yıllarında 62’nci sırada yer alan ülkemiz, 2014 yılında 46’ncı sıraya yükselmiştir.
Türkiye, Gümrük Şeffaflığı Endeksinde ise tam puan alan 35 ülkeden biridir.
Geçen yıl Aralık ayında Endonezya’da Dünya Ticaret Örgütü’nün Bakanlar Kurulu toplantısında “Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması” imzalandı.
Anlaşma metninde yer alan tüm taahhütler; bizim gümrük idarelerimizde uygulamaya başladığımız ya da uygulamak üzere hazırlık yaptığımız çalışmalardır.
Müzakerelerde ülkemizdeki uygulamalarımızdan tecrübelerimizle anlaşma metnine pek çok konuda müdahil olduk.  Yapılan araştırmalar; anlaşmanın onaylanması ve hayata geçirilmesi durumunda dünya ekonomisine katkılarının oldukça büyük olacağını göstermektedir:
Orta vadede toplam küresel ihracat kazancı 2 trilyon doları aşacak; İhracat artışıyla 34 milyon yeni iş imkânı sağlanacak ve Küresel Gayri Safi Hâsıla 2 trilyon dolar civarında artacaktır. Bu hesaplamalara göre, Türkiye’nin 20 milyar doların üzerinde ihracat; 40 milyar dolara yakın Gayri Safi Yurt İçi Hâsıla kazancı olacaktır.
Özel sektör kuruluşları ile gümrük idarelerinin etkin işbirliğinin diğer etkisi ise, tedarik zincirinin güvenliğinin sağlanmasında ortaya çıkmaktadır.
Güvenilir firmalar ile işbirliği; uluslararası ticaretin daha fazla emniyet ve güvenlik standartlarına dayalı olarak gerçekleşmesini sağlamaktadır.
Bu durum ise, uluslararası ticaret akışının gözetiminden sorumlu olan Gümrük İdarelerin çalışma sistematiğine belirgin bir katkı sağlamaktadır.
Böylece gümrüklerde yapılan denetimlerin, yüksek risk içeren eşya trafiğine doğru yoğunlaşması mümkün olmaktadır.

Gümrük iş ve işlemleri çerçevesinde özel sektör ile işbirliğini sağlamaya yönelik önemli uygulamalarımızdan biri “Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü”dür.
Yetkilendirilmiş Yükümlü; emniyet ve güvenlik standartlarına sahip olan firmalara gümrük işlemlerinde kolaylık ve imtiyazlar tanıyan uluslararası bir statüdür.
Yetkilendirilmiş Yükümlü uygulamasının faydalarını şöyle özetleyebiliriz:
Eşya trafiğindeki bürokrasi azalmaktadır,
Uluslararası ticaret sevkiyatındaki gecikmelerden kaynaklanan mali yükler bertaraf edilmektedir, Tedarik zincirinin güven altına alınması, öngörülebilir bir dış ticaret ortamının elde edilmesi yolunda önemli bir adımdır,
Güvenilir firmalar ödüllendirilmektedir, Gümrük denetimlerinin yüksek risk içeren eşyaya odaklanması sağlanmaktadır, Özel sektörün daha rekabetçi bir pozisyonda yer almasına imkân tanımaktadır.
Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsünü ülkemizde ilk olarak; 10 Ocak 2013’te ihracatta öncelikli olarak uygulamaya başladık.
Bugüne kadar 14 firmamıza Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü verdik. 10’a yakın firmamızın başvuru ve inceleme süreci devam etmektedir. Ayrıca hazırlık süreci devam eden pek çok firmamız bulunmaktadır. Bakanlığımız ticaret erbabımıza başvuru hazırlık sürecinde her türlü desteği sağlamaktadır.
Ayrıca, bu süreçte mevzuatın ve sistemin daha iyi anlaşılması için Bakanlık olarak toplantılar düzenledik ve sistemin daha iyi işlemesini sağlayacak mevzuat düzenlemelerini yaptık.



Bugün, ithalatta da yeni bir dönemi başlatıyoruz. Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü kapsamında “İthalatta Yerinde Gümrükleme” ve “İzinli Alıcı” uygulamalarıyla gümrük işlemlerini hızlandırıyoruz.
“İthalatta Yerinde Gümrükleme” ve “İzinli Alıcı” uygulamaları için “Gümrük İşlemlerinin Kolaylaştırılması Yönetmeliği” 21 Mayıs 2014’te yürürlüğe girdi.
Bu yönetmelikle geçen sene yayınladığımız yönetmeliğin kapsamını oldukça genişlettik ve dolayısıyla geçen sene yayınladığımız yönetmelik yürürlükten kalktı.
“Yetkilendirilmiş Yükümlü” uygulamasıyla alakalı tüm süreç; 21 Mayıs’tan bu yana yeni haklar ve basitleştirme usulleri getiren yeni yönetmelik ile devam etmektedir.
Yeni Yönetmelik ile getirdiğimiz kolaylık ve basitleştirmelere kısaca değinmek istiyorum:
-İhracatta Yerinde Gümrükleme izninin kapsamı genişlemiştir.
Bu sayede daha fazla ihracat eşyasının, iç gümrüğe uğramadan, ihracatçılarımızın tesislerinden doğrudan ihraç edilmesi mümkün hale gelmiştir.
-İzinli Gönderici Yetkisi’ne sahip taşımacılarımız ile eşyası taşınabilecek ihracatçılarımızın kapsamı genişletilmiştir.
Böylece daha fazla sayıda ihracatçımızın eşyası iç gümrüğe uğramadan izinli göndericinin tesislerinden doğrudan ihraç edilebilecektir.
-İthalatta Yerinde Gümrükleme izni hayata geçirilmiştir.
İthalatta yerinde gümrükleme izni, sadece imalatçı yetkisine sahip olan firmalara tanınan bir kolaylıktır.
Bu uygulama ile ithalat eşyası iç gümrüğe getirilmeden doğrudan firmanın tesislerine sevk edilerek, ithalat işlemleri firmanın tesislerinde tamamlanabilecektir.
Eşya muayenesinin gerekli olduğu sınırlı durumlarda ise gümrük idaresince firmanın tesislerinde muayene yapılacaktır.
Bu izne sahip firmalar ithalat işlemlerini azami 20 günde, tesislerindeki güvenli depolama alanlarında tamamlayabileceklerdir.
Üretime hızlı geçişi sağlamak üzere ise, işlemleri 48 saat içinde tamamlanacak eşyanın ithalatı, eşya taşıma aracından boşaltılmadan yapılabilecektir.
İthalatta yerinde gümrükleme uygulaması sayesinde;
İmalat yapan firmaların gümrüklerde beklemeden doğan maliyetleri ortadan kalkacak,
Gümrük uygulamaları uluslararası rekabette yatırımcı ve ihracatçımız için avantaj getirecektir.
-Yeni Yönetmelikle, İzinli Alıcı Yetkisi uygulamasını başlatıyoruz.
İzinli Alıcı yetkisi ile birlikte; Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü’ne sahip ya da A ve B grubu Onaylanmış Kişi Statüsüne sahip firmaların ithalat eşyası iç gümrüğe götürülmeden; doğrudan izinli alıcı yetkisi sahibi taşıyıcının tesislerine gidebilecektir.
Böylece ithalat işlemleri taşıyıcının tesislerinde tamamlanabilecektir.
Eşya muayenesi gerekliyse o zaman ilgili gümrük idaresi firmanın tesislerine giderek muayeneyi orada yapacaktır.
-Yeni Yönetmelikle başlattığımız bir diğer uygulama “Yeşil Hat”tır.
Hâlihazırda daha az muayene ve kontrol hakkına sahip olan yetkilendirilmiş yükümlülerin beyannameleri; Yeşil Hat Uygulaması sayesinde çok daha az belge kontrolüne veya muayeneye tabi tutulacaktır.
-Sınır kapılarından öncelikli geçiş hakkı tanınmıştır.
Bu sayede firmalar sınır kapılarındaki yoğunluğa tabi tutulmaksızın “geçiş önceliği” ne sahip olacaktır.
-Kâğıtsız gümrük uygulaması, 1 Ocak 2013’te Yetkilendirilmiş Yükümlü firmalar için ithalat işlemlerinde de başlamıştır.
Kâğıtsız gümrük uygulaması sayesinde gümrük işlem süreleri yaklaşık %50 oranında azalmıştır. Yetkilendirilmiş Yükümlü uygulamasının yaygınlaşması ile kâğıtsız gümrük uygulamaları da yaygınlaşacaktır.
Yeni Yönetmeliğimizin tüm iş dünyasına, ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Yetkilendirilmiş Yükümlü uygulamasının tüm faydalarından azami derecede istifade edebilmek ise bu statünün diğer ülkelerde de tanınması ile mümkündür.
Bu da gümrüklerden-gümrüklere etkin bir işbirliği niteliğindeki Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları sayesinde olmaktadır.
Bugünkü imzaladığımız anlaşma bu nedenle çok önemli.
Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsündeki firmalarımız bugün Güney Kore’yle imzaladığımız anlaşma çerçevesinde her iki ülkede de aynı haklara sahip olacaklar.
Yani biz onların “Yetkilendirilmiş Yükümlü” statüsündeki firmalarını tanıyacağız, onlar da bizim. Yetkilendirilmiş Yükümlü statüsündeki bir firma Türkiye’de hangi haklara sahipse Güney Kore’de de aynı haklara sahip olacak.
Anlaşma, Güney Kore ile olan ticari faaliyetlerimizi kolaylaştıracaktır.
Güney Kore ile dış ticaretimize baktığımızda, 2002-2012 yılları arasında yaklaşık 6,5 kat arttığını görüyoruz.
2002’de ülkelerimizin dış ticaret hacmi 955 milyon 248 milyon dolardı. 2013 yılında bu rakam 6 milyar 548 milyon dolara ulaşmıştır. 2014’ün ilk 5 ayında ise dış ticaretimiz 3 milyar doları geçmiş durumda.
İnşallah bugün imzaladığımız anlaşma ile ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi daha da artacak ve çeşitlenecektir.
 
Ülke olarak imzaladığımız bu anlaşmaların sayısı arttıkça Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsüne sahip firmalarımız bu ülkelerde daha hızlı hareket edebilecekler.
Anlaşma sayesinde, yetkilendirilmiş yükümlü belgesi sahibi firmalar, anlaşmaya taraf ülkelerce güvenilir olarak kabul edilecekler.
Bu ülkelerle yapılacak ticarette daha az kontrole tabi olacaklar ve öncelikli kontrol gibi, taraf ülke tarafından sunulan kolaylıklardan faydalanacaklardır.
Özel sektörümüzün artan rekabet kapasitesi ve uluslararası piyasadan daha etkin faydalanması ile ülkemizin refahına da dolaylı bir katkı sağlanmış olacaktır.
Yetkilendirilmiş Yükümlü Karşılıklı Tanıma Anlaşmaları, 2023’e giden süreçte ülkemizin, dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefine yönelik birçok kazanım sağlayacaktır.
Bu kazanımları kısaca özetlersek:
Firmalarımız, Anlaşma yapılan tüm ülkelerde buradaki gibi yetkilendirilmiş yükümlü olarak kabul edilecekler,
Ülkemiz, dış ticaretin hızlı ve kolay yapıldığı bir ülke olarak tanınacak,
Yurtdışı alıcılarına eşyayı zamanında teslim etmek konusundaki sıkıntılar bertaraf olacak,
Firmalarımız, yabancı yatırımcılar tarafından iş ortaklığında daha fazla tercih edilecekler,
İşlemlerin daha az maliyetli ve daha hızlı gerçekleştirilmesi yoluyla dış ticaret erbabımız desteklenmiş olacak,
Uluslararası standartlarda daha etkin ve verimli çalışan, daha yüksek rekabet gücüne ve daha iyi iç kontrol süreçlerine sahip firma sayımız artacak,
Yasal ticaretin kolaylaştırılması ve yasadışı ticaretle mücadelede etkinlik artacak,
Uluslararası ticaretteki emniyet ve güvenlik açıklarının azaltılması yoluyla güvenli ticaret teşvik edilecek,
Bakanlığımız tarafından riskli sevkiyatlara daha fazla odaklanmayı sağlamak bakımından, kaçakçılık faaliyetleriyle daha etkin mücadeleye katkıda bulunacak,
Gümrüklerdeki yığılma ve beklemeler azalacak,
Gümrüklerdeki eşya hareketleri ve araç sevkiyatları hızlanacaktır.

Değerli Katılımcılar ve Değerli Misafirler;
Hindistan, Ürdün, Malezya, Hong Kong ve Meksika ile de Karşılıklı Tanıma Anlaşması için görüşmelere başladığımızı duyurmak isterim.”dedi
Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Müsteşarı Ziya Altunyaldız ve Güney Kore Gümrük İdaresi Başkanı Beak Un-Chan anlaşmalara imzayı attı. Tören sonunda Bakan Yazıcı Türkiye’de Yetkilendirilmiş Yükümlü olan 14 firmaya sertifikalarını takdim etti. Sertifika alan firma temsilcilerden Yalnız tek bayan Arzu Toygar BOSCH Firması adına aldı. Arzu Toygar hemen çalışma arkadaşları ile sertifikayı başarıyı paylaşması dikkat çekti. Kendisiyle yaptığımız kısa söyleşide Arzu Toygar firmasının standart kurallar çerçevesinde AR –GE, ÜR-GE, inovasyonla devamlı kendilerini yenilediklerini kaliteden hiçbir zaman ödün vermediklerini ve sürdürebir marka anlayışıyla eniyisini yapabilmeye odaklandıklarını hedeflerin devamlı başarıya yönelik olduğunu dile getirdi.

yilmazparlar@yahoo.com

9 Mayıs 2014 Cuma

MESSE STUTTGART AMB METAL IŞLEME FUARI-YILMAZ PARLAR

  

MESSE STUTTGART AMB METAL IŞLEME FUARI
AMB 16-17  Eylül 2014 tarihlerinde gerçekleşecek olan European MINT Convention AMB Messe Stuttgart AMB Metal işleme fuarı için istanbul Bomonti Hilton otelde
Sektörel Basına fuar hakkında açıklamalarda bulundu. Basın Toplantısına VDW genel Müdürü Alman takım tezgah fabrikaları Derneği Dr. Wilfried Schäfer, AMB takım tezhahları proje yöneticisi Şengül Altuntaş, Stuttgart Fuarı İletişim Müdürü Silvia Stoll katıldılar.


AMB takım tezhahları proje yöneticisi Şengül Altuntaş, Stuttgart Fuarı İletişim Müdürü Silvia Stoll fuar yapısını ve genel rakamlarla profil çizdiler. Katılımcı hedeflerini belirttiler.



„27 ülke başvuru yaptı. 1.300 katılımcı mevcut . Üretici oranı Yüzde 85 . Yurtdışı oranı Yüzde 25. Dünya pazar lideri AMB fuarında . Kiralanan brüt alan 105.200 m²  ancak talep karşısında yerlerin yetersiz olduğunu 2008 yılında daha fzala firma katılımına yetecek alana sahip olabileceklerini söylediler. Katılan marka firmalardan bazılarının


„Autodesk (D), Agie Charmilles (CH), Bosch Rexroth (D), Ceratizit (A), Citizen, Machinery (J), DMG Mori Seiki (D), EMCO Maier (A), EROĞLU MAKİNA (TUR)
Fanuc (J), Fastems (FIN), Grundfos (DK), Gühring (D), Haas Automation (USA)
Hermle (D) , Huron (F), Iscar (İsrail), Kennametall (D), Mapal (D), Mazuura (J)
Mikron (CH), Rettificatrici Ghiringhelli (I), Sandvik Tooling (S), SKF Lubrication Syst. (S), Tornos (CH), Turkish Maschin. Prom. Group (TUR), Walter (D), Yamazaki Mazak (J), „ olarak isimlerini verdiler


AMB fuarının sponsorlarıVDMA Fachverband PräzisionswerkzeugeVDMA Fachverband SoftwareVDW – Verein Deutscher Werkzeugmaschinenfabriken e.V.
Terminoloji + Hedef katılımcı gruplarıTalaş kaldırmalı takım tezgahları Aşındırmalı takım tezgahlarıüreticileri ve bayileriHassas takımlarÖlçüm teknolojileri ve kalite güvenceRobot, iş parçası ve takım elleçleme teknolojileriYazılım & Engineering

Elemanlar, Modüller, Aksesuar -Hedef ziyaretçi grupları ve sektörler-Hedef ziyaretçi grupları ve sektörler hakkında bilgileri verdiler.
Sektörler: Makine ve tesis imalatı, Demir sac, metal sanayi, Demir ve çelik mamulleri
Elektrik sanayi, Araç sanayi, Hassas mekanik, Kalıp imalatı, Araştırma ve bilim kuruluşları, Uzay ve havacılık sanayi, Çelik, hafif yapı ve vagon imalatı, Takım imalatı
Tedarik sanayi

AMB 2014 Çerçeve programında  „Metal işleme inovasyon turu – Yarının trentlerini kaçırmayın“, PTW ortak standı, Darmstadt „Malzeme ve enerjiş verimliliği“- Baden Württemberg Eyaleti Çevre, İklim, Enerji Yönetimi Bakanlığının rehberli turlarıYabancı ziyaretçiler için düzenlenen „Hafif yapı imalatı tema gezisi“, Uluslar arası sanatkarlar odasıMakine imalatını seviyoruz/yaşıyoruz“ konulu fotoğraf yarışması şeklinde konu başlıklarıyla özetlediler.
Dr. Wilfried Schäfer  “ Almanya takım tezgahları imalatı 2014 yılında yine bir imalat rekoru kırılması bekleniyor.” Gayrisafi yurt içi hasıla, endüstri imalatı ve yatırımlar rakamları vererek. Amerika’nın ve Asya’nın itici kuvvet olmaya devam ettiğini belirtti. 
Başlıklı konular 2014 tahmini [önceki yıla göre reel % değişim], Ülkelere göre takım tezgahı kullanımı, ABD ve Japonya büyümeye ilerliyor. 2014 tahmini [önceki yıla göre % değişim, ulusal para birimi temelinde]rakamlar belirtildi.

Schäfer „Takım tezgahları endüstrisi sipariş girişiYukarı yönlü trend henüz istikrar göstermiyor.” Ayrıca  Sipariş girişi  2013: %-6 Ocak-Şubat 2014: %+6 Öncü göstergeleri Müşterilerde daha iyimser bir ruh halii Global satın alma yöneticisi endeksi, Ifo Almanya ekonomi iklimi, yatırım mallarıi Takım tezgahı endüstrisi kapasite kullanımı, Sektör yaklaşık %90'lık kullanım ile iyi durumda, Kesici ve dönüştürücü tezgahların imalatı, Dönüştürme (metal işleme) teknolojisi desteği, Dönüştürme (metal işleme) teknolojisi desteğiYerel müşteriler tekrar yatırım yapıyori Uzun büyüme evresinden sonra Çin'e ihracat düşüyor, Uzun büyüme evresinden sonra Çin'e ihracat düşüyor
En üst seviyede istihdam, Dünya geneli takım tezgahları ihracatı, Dünya geneli takım tezgahları ihracatı konuları işledi

yilmazparlar@yahoo.com



3 Mayıs 2014 Cumartesi


EGD BAŞKANI Tvem’de

EGD Ekonomi Gazeteciler Derneği Başkanı Celal Toprak Cem TV ve Cem Medya Grup Başkanlığını bırakarak TVem’e geçti. Kendisiyle birlikte iki As; Pınar Işık Ardor ve Nilgün Bakkaoğlu da aynı şekilde Tvem geçtiler. Pınar Işık Ardor Ayrılık mesajlarında “Çok sevdiğim yıllarca hizmet verdiğim, Cem Tv de son programım” şeklinde ifadelerine göre memnuniyetsizlik ve mutsuz bir çalışma ortamını açıkca ortaya koyuyor. Çok örnekleri olan bu şekilde harcanan starlar Kanalların kalitesini önemli ölçüde düşürmekte. Yanlış tren insanları bazen doğru istasyona indirir. İşte bu üç değerli program ve değerli yapıcıları Tvem karşısında izleyicileri ile buluşuyor. Böylece Tvem sabah haber programlarında iddialı bir çıkış yaptı.

Bu alandaki önemli isimleri transfer eden kanal sabahları haberin nabzının Tvem’de atmasına sağlayacak. Tvem’in, Cem Tv’den transfer ettiği gazeteci Celal Toprak  ve Pınar Işık Ardor , Türkiye’ye bundan böyle  ‘’Günaydın Türkiyem’’ diyor…üstelik sabah haber kuşağı bu kadar ile sınırlı kalmıyor…Günaydın Türkiyem programının hemen ardından Celal Toprak ve Nilgün Bakkaoğlu Yeşil Ekonomideki keyifli ve ekonomi kuşağı yapıyor.hafta içi her sabah saat 06.45’de hergün gazete manşetlerinin okunduğu, tarafsız haberciliğin doğru adresi olan ‘’Günaydın Türkiyem’de’’, siyasetten, ekonomiye,  sporda, magazine kadar birçok konuyu ele alan haber program izleyiciyi her sabah yaşamın içinde tutuyor.

 Deneyimli Celal Toprak gazeteci olaylara büyük bilgi birikimi ile farklı bir bakış açısı katarken, uzun yılların sunucusu Pınar Işık Ardor an ve an tüm bilgileri izleyici ile paylaşıyor. Saat 9.00 itibariyle ise, Yeşil Ekonomi’de Celal Toprak ve Nilgün Bakkaoğlu çevreyi, reel sektör ile buluşturuyor. Her sabah farklı konu ve konuklar ile dolu dolu geçen programda, ekonomiye yön veren birçok isim yeşil ekonomi’de izleyicinin merak ettiklerini konuşuyor. Ve saat 09.30’da ise sabah kuşağının son bölümü gündem yer alıyor. Burada da gündeme damgasını vuran en önemli başlıklar stüdyoda ağırlanan bir konuk ile masaya yatırılıyor. Pınar Işık Ardor ve Celal Toprak ikilisi hafta içi her gün saat 17:30'da ''Akşama Doğru''programı ile ekonomideki son gelişmeleri izleyici ile buluşturuyor.  

yilmazparlar@yahoo.com

22 Nisan 2014 Salı

'8. Gayrimenkul Yazlık Evler Fuarı ve ArapTürk Gayrimenkul Zirvesi-Yılmaz Parlar


PARA GÜVENLİ YATIRIMI SEVER.
19-20 Nisan tarihlerinde İstanbul Hilton Convention Center'da düzenlenen '8. Gayrimenkul Yazlık Evler Fuarı ve ArapTürk Gayrimenkul Zirvesinde Fadayıl Grup Başkanı Şeyh Mohammed Fadayıl’ın sözleriydi.
Körfez Ülkelerinden  Katar, Kuveyt, Bahreyn, Abu Dhabi, Umman, Ürdün, Suudi Arabistan , Dubai Ayrıca Azerbaycan, Fas, Mısır, İran ve Irak'tan gelen gayrimenkul yatırım heyetleri zirveye katılarak ilgiyle ilk gün düzenlenen  paneli izlediler. İkinci günü standlarda teşhir edilen gayrimenkuller hakkında bilgiler aldılar.


CNN Türk Ekonomi editörü Cem Seymen'in moderatörlüğünde Club Flipper Yönetim Kurul Başkanı Ahmet Bayer, (ASTAŞ Holding, İş Geliştirme Koordinatörü Matthew Warner, Fadayıl Grup Başkanı Şeyh Mohammed Fadayıl, Irak Başbakanlık Yatırım Dairesi Başkanı Abdulkarim Al Sharafany,  Ağaoğlu Grup Ceo'su  Hasan Rahvalı, Aydınlı Grup. Genel Müdür Yardımcısı Alpay Çepni ve Dumankaya Yönetim Kurul Başkanı Uğur Dumankaya düzenlenen panelin panelistlerleriydi.
CNN Türk Ekonomi editörü Moderatör Cem Seymen  Zirvede panelistlere  Gayrimenkul Sektörüne Yabancı Yatırımcının Bakışı, Yabancılara Satışta Politika, Strateji ve Yatırım Kriterleri ,Yabancılara Satışlarda Güven Analizi ,Oyunun Yeni Kuralları ile Sürdürülebilirlik konulu sorular sordu.
Aydınlı Grup. Genel Müdür Yardımcısı Alpay Çepni ve Dumankaya Yönetim Kurul Başkanı Uğur Dumankaya ve Ağaoğlu Grup Ceo'su  Hasan Rahvalı’dan oluşan Türk panelistlere, Türk gayrimenkul hakkında sorular sordu. Genel profilini çizen ara suallerle hiperaktif bir şekilde güvenilir yatırım olduğunu ve dünya gayrimenkul fiyatların altında olduğu özetini çıkardı. Club Flipper Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bayer yabancı yatırımcıların  İstanbul'a olan ilgisinin yoğun olduğunu dile getirdi.
Gelecek gayrimenkul yatırımların turizm amaçlı apart, devre mülk ve otel şeklinde çeşitlilikle daha renkli sosyal yaşam yaşam yaratılacağın altı çizildi.
Panelden çıkan sonuç Genelde yabancıların Türkiye’de  yatırımın güvenli olduğunu, genelde Siyasi istikrar, Hukuk sağlığı, yatırımın güvenli bir rant kaybetmeden sürdürebirliliğini ilk planda aramaktalar.
İkinci gün göze çarpan standlardan Babacan Yapı, yabancı yatırımcıların ilgi odağı oldu. Yüzde 40’ını yabancılara   sattı yaptığımız kısa söyleşide
 Babacan Yapı, Bahçeşehir Crown Deluxe projesinin yüzde 40’ını yabancılara sattığını, 9 ayda yaklaşık 100 milyon TL’lik yabancı satışı gerçekleştirdiklerini anlattılar. Yabancı yatırımcılar açısından Türkiye’nin  bir fırsat ülkesi olduğunu söylediler”
İkinci gün fuar hareketli renkli bir etkinlik içindeydi.
Emlak Kraliçesi Duygu Meltem Yalçınkaya,Okan Karacan,İsmail Özkan ve Tuğba Özay fuara hareket getirdiler. Emlak Kraliçesi Duygu Meltem Yalçınkaya gayrimenkul ile ilgili  kısa konuşma yaptıktan sonra Tuğba Özay ile İsmail Özkan birkaç şarkıyla konser verdiler.

Lodge T Life yapı aile şirketi tüm ailenin göz bebeği Daisy isimli süslü köpekleri adeta
Stand mankeniydi. Sevimli sempatisiyle müşteri çekmesini bildi. Lodge T Life yapı Villa tipi Titanyum kaplı çelik konstrüksiyon olması ve taşınabilir ve çevreci olması geleceğin önemli aranan yapı şeklini teşkil edeceği muhakkak.
yilmazparlar@yahoo.com

17 Nisan 2014 Perşembe

Kartepe, uluslararası zirvelere ev sahipliği yapacak -Yılmaz Parlar

Kartepe, uluslararası zirvelere ev sahipliği yapacak


Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) ile KOCAELİ SİAD’lar, Kartepe Zirvesi Kahvaltı Programı’nda, 13 Nisan tarihinde bir araya gelerek; EGD Başkanı Celal Toprak başkanlığında ve ev sahipliğinde toplandı.

Toplantıya Kocaeli Milletvekili Zeki Aygün, Türkiye Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Celal Toprak, Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu, Kocaeli Ticaret Odası Başkanı Murat Özdağ, MÜSİAD Kocaeli Şube Başkanı Recep Bilal Şengül, Kartepe Sanayici ve İşadamları Derneği (KATSİAD) Halkla İlişkiler ve AR-GE Sorumlusu-Türkiye Ekonomi Gazetecileri Derneği Kocaeli Temsilcisi Şener Meral;  Kocaeli Aktif Sanayici ve İşadamları Derneği (KASİAD) Genel Sekreter Yardımcısı Orhan Aydın, Uyumsoft Bilgi Sistemleri ve Teknolojileri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Önder, EGD Başkan Vekili-Hürriyet Gazetesi Yazarı Sadi Özdemir, EGD Den. Kur. Üy.-Yeni Şafak Yazarı fikri Türkel, EGD Genel Sekreter -Para Dergisi İdriz Çokal, Kocaeli Sanayi Odası Genel Sekreter Yardımcısı M. Egemen Mert, Bahçeşehir Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Çepni, Harvard School of Public Health Prof. Dr. David E. Bloom, Prof. Dr. Osman Özsoy, EGD Üyesi-Dünya Gazetesi Kocaeli Bölge Temsilcisi Mehtap Akbaş Çiftçi, EGD Üyesi Gönül Yıldırım, EGD Üyesi-Sabah Gazetesi Şeref Oğuz, EGD Üyesi-YAPDER Genel Koordinatörü-Gazete Ekonomi Genel Müdürü Mehmet Gözcü, EGD Üyesi-Vatan Gazetesi Barlas Yurtsever, EGD üyesi Haber Türk Gazetesi Serpil Yılmaz katıldı.

Kartepe, ulusal ve uluslararası kongrelerin üssü olmaya aday

EGD ile Kocaeli SİAD Kartepe Zirvesi Kahvaltı Programının sonunda; “Kocaeli-Kartepe’de iş dünyasının, siyaset dünyasının buluştuğu, Ulusal ve Uluslararası kurumsal organizasyonların yapılmasına karar verildi. 2014 sonu ekonomi zirvesi, expo, lojistik, turizm konularında EGD ve Kocaeli SİAD larla birlikte ses getirecek projeler üretilecek. Bunun için heyet oluşturulacak. Heyet Kartepe Belediyesi Başkanı Hüseyin Üzülmez’in misafirliğinde en kısa zamanda hafta sonu toplanıp, çalıştay yapacaktır. Heyet, EGD yönetimi, Kartepe Belediyesi, Kocaeli Sanayi Odası, Kocaeli Ticaret Odası, Doğu Marmara Kalkınma Ajansı, MÜSİAD, KATSİAD, KASİAD’dan oluşacaktır. Çalışmaların Sekretaryasını, Kartepe Sanayici ve İşadamları Derneği (KATSİAD) ve Doğu Marmara Kalkınma Ajansı (MARKA) yapacaktır. Kartepe Ekonomi Zirvesi Heyeti’nin çalışmalarından sonra, iki toplantı daha yapılacaktır” kararları alındı.

yilmazparlar@yahoo.com

3 Nisan 2014 Perşembe

KOÇ HOLDİNG’İN 50. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİ-YILMAZ PARLAR

KOÇ HOLDİNG’İN 50. OLAĞAN GENEL KURULU GERÇEKLEŞTİ

KOÇ HOLDİNG YÖNETİM KURULU BAŞKANI MUSTAFA V. KOÇ:
“GEÇMİŞİMİZDEN ALDIĞIMIZ GÜÇ İLE,  TÜM İŞ ORTAKLARIMIZLA BİRLİKTE YARINIMIZI İNŞA EDİYOR; UZUN SOLUKLU HEDEFLERİMİZE, YATIRIMLARIMIZA VE İSTİHDAM YARATMAYA DEVAM EDİYORUZ”

Koç Holding’in 50’inci Olağan Genel Kurul Toplantısı, 2 Nisan Çarşamba günü Nakkaştepe’deki merkezinde gerçekleştirildi. Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Koç Topluluğu’nun kuruluşunun 88’nci yılında tarihinin en büyük organik yatırım döneminden geçtiğini vurgulayarak, “Çalışanlarımız ve iş ortaklarımızla ülkemize kattığımız değeri her geçen gün artırabilmiş olmaktan ve 50’inci Genel Kurulumuzda sizlerle bu neticeleri paylaşıyor olmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz” dedi.


Koç Holding’in 50.Olağan Genel Kurul’u 2 Nisan Çarşamba günü gerçekleşti. Genel Kurul'un açılış konuşmasını yapan Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa V. Koç, Koç Topluluğu’nun 88 yıldır başarılı ve öncü çizgisini sürdürdüğünü belirterek, “Geçmişimizden aldığımız güç ile, tüm iş ortaklarımızla birlikte yarınımızı inşa ediyor; uzun soluklu hedeflerimize, yatırımlarımıza ve istihdam yaratmaya devam ediyoruz. Tarihimizin en büyük organik yatırım döneminden geçerken, ülkemiz için çalışmaktan, değer yaratmaktan mutluluk ve gurur duyuyoruz” dedi.  Genel Kurul’da Koç Holding’in yatırımcıları, pay sahipleri, iş ortakları ve çalışanlarına seslenen Mustafa V.Koç, Türkiye’nin en köklü sanayi kuruluşu Koç Holding’in bu yıl 50. Genel Kurul’unu yaptığını vurgulayarak, “50 yıldır aralıksız olarak genel kurul toplantılarımızda hissedarlarımızla bir araya geliyoruz. Yarım asırdır başarılı stratejiler, verimli operasyonel beceriler, sağlam bir bilanço ve etkin risk yönetimimizle sürdürülebilir bir iș modelini yürütmenin ve ülkemize sağladığımız katkının haklı gururunu yaşıyoruz” dedi.

Mustafa V. Koç: 2013 yılını yine başarılı bir şekilde kapattık

Genel Kurul’daki konuşmasında 2013 yılını ve dünyadaki ekonomik gelişmeleri değerlendiren Mustafa V. Koç, FED’in Mayıs ayında açıkladığı yeni kararları neticesinde finansal piyasalarda yatırımcıların pozisyonlarını yeniden belirlediğini, şimdiye kadar yüklü miktarlarda yabancı yatırım çeken gelișmekte olan ülkelerin cazibesinin kısmen azaldığını, yatırımcıların daha önceleri uzak durdukları gelişmiş ülke varlıklarına geri dönmeye bașladıklarının gözlendiğini kaydetti. Bol ve ucuz global likidite ortamında çok yüklü miktarda yabancı portföy yatırımı çeken Türkiye’nin de bu gelişmelerden oldukça etkilendiğini aktaran Mustafa V. Koç, “Her sektör bu yeni konjonktürden farklı etkilense de toplam netice değerlendirildiğinde Koç Topluluğu olarak 2013 yılını yine de başarılı bir șekilde kapattık” dedi.

Mustafa V. Koç: Uluslararası finansal piyasaların Türkiye için güvendiği ve inandığı en önemli adresler arasındayız

Konuşmasında geçtiğimiz yıl uluslararası kredi derecelendirme kurulușları S&P ve Moodys’in Koç Holding’in uzun vadeli kurumsal kredi notunu ‘yatırım yapılabilir’ olarak belirlediğini hatırlatan Mustafa V.Koç, “Gururla görüyoruz ki Koç Topluluğu, uluslararası finansal piyasaların Türkiye için güvendiği ve inandığı en önemli adreslerdendir” dedi. 2013 yılında Koç Holding’in halka açık hisselerinin yabancı yatırımcılardaki kısmının borsa ortalamasının da üzerinde, %78 seviyelerinde seyrettiğini belirten Mustafa V. Koç, Borsa İstanbul Bileșik 30 Endeksi’nin (BİST 30) ortalama değerinin, önceki yılın ortalamasına göre %23, Koç Holding’in ortalama piyasa değerinin ise %39 yükseldiğini kaydetti. Mustafa V. Koç, BİST’deki holding șirketlerinin net aktif değerlerine ortalama %34 iskonto ile ișlem gördüğünü, Koç Holding için bu oranın sadece % 3 olduğuna da dikkat çekti.

Mustafa V. Koç:  Tüm dünyaya örnek  bir Türk şirketiyiz

Mustafa V. Koç, Koç Topluluğu şirketleri için rekabetçi olabilmenin; uzun vadeli stratejilere odaklanmak, riskleri etkin şekilde yönetirken, tüm paydașların çıkarlarını korumayı hedeflemek ve stratejileri sürdürülebilir büyüme hedefleri çerçevesinde şekillendirebilmekle mümkün olabileceğini kaydetti. Uzun vadeli ve stratejik bakıș açısıyla șirketlerin yeni ürünlere, markalara ve Ar-Ge faaliyetlerine yaptıkları yatırımların hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Mustafa V. Koç, şirketlerin yurt içinde ve yurt dıșında aldıkları ödüllerin kendilerini mutlu ettiğini, çıtayı her sene daha yukarılara çekerek kendileriyle yarıştıklarını söyledi. Bu yüksek performansı korumak için operasyonları destekleyecek sağlam bir bilanço, güçlü nakit akıșı ve etkin risk yönetiminin, sürdürülebilir bir iș modelinin 'olmazsa olmazları' olduğunu dile getiren Mustafa V. Koç, sağlam mali yapı için de güçlü bir ortaklık yapısı ve yönetim takımı gerektiğini vurguladı. Mustafa V. Koç, “Bunun için de kurumsal altyapının doğru kurgulanması, șeffaflık, eșitlik, hesap verebilirlik ve sorumlulukların organizasyona entegre edilmesi önemli așamalardır” dedi. Mustafa V. Koç, bu yönetim anlayışının Koç Topluluğu'nu bugün enerji, otomotiv, savuma sanayi, dayanıklı tüketim, turizm, gıda, perakande ve bankacılık iş kollarında lider olarak büyük değer yaratan bir holding yapısına taşıdığını belirterek, “Sadece ülkemizde değil, tüm dünyada da örnek bir Türk șirketi olarak ülkemizin değerlerini dünyaya da tanıtan önemli bir oyuncu haline getirmiştir” dedi.

Mustafa V. Koç: Sosyal sorumluluk, sürdürülebilirliğin en temel aracı

Koç Topluluğu’nun, kurucusu Vehbi Koç’un “Ülkem varsa ben de varım” düstüru ile Türkiye’de özel sektörün gerçekleștirdiği toplumsal yatırımların ve stratejik hayırseverliğin öncüsü olduğunu hatırlatan Mustafa V. Koç,  sosyal sorumluluğun sürdürülebilirliğin en temel aracı olarak konumlandırdıklarını söyledi. Koç Topluluğu’nda toplumsal yatırımların; bütünsel, uzun vadeli ve stratejik bir bakıș açısı ile oluşturulduğunu kaydeden Mustafa V. Koç, “Gerek ayırdığı kaynaklarla Avrupa'nın en büyük vakıflarından biri haline gelen Vehbi Koç Vakfı aracılığıyla yürüttüğümüz yatırımlarımız, gerekse çalıșanlarımız ve bayilerimizin gücüyle hayata geçirdiğimiz Meslek Lisesi Memleket Meselesi ve Ülkem İçin projelerimizin ülkemiz için uzun soluklu ve kalıcı çözümler yaratmasını memnuniyetle izliyoruz” dedi.

Turgay Durak: 2013 yılında konsolide ciromuz 66,2 milyar TL, azınlık payı sonrası net dönem kârımız ise %15 artıșla 2,7 milyar TL seviyesine yükseldi

Genel Kurul’da Koç Holding Yönetim Kurulu adına, 31 Aralık 2013 tarihinde sona eren mali yıla ilişkin temel tespit ve değerlendirmelerini paylaşan Koç Holding CEO’su Turgay Durak, Koç Topluluğu olarak 2013 yılında, hem yurt içinde hem yurt dıșında gelișen zorluklara rağmen başarılı sonuçlara ulaştıklarını söyledi. Durak, konsolide cirolarının 66,2 milyar TL olarak gerçekleșirken, azınlık payı sonrası net dönem kârının ise %15 artıșla 2,7 milyar TL seviyesine yükseldiğini kaydetti. 2013’te yurt içi ve yurt dıșındaki değişken makroekonomik konjonktüre rağmen büyüme odaklı büyük çaplı yatırımları planladıkları şekilde gerçekleştirdiklerini vurgulayan Turgay Durak, “Toplam 6,4 milyar TL rekor kombine yatırım yaptık. Yeni ürün ve tesis yatırımlarımıza ek olarak, şirketlerimizin global bazda rekabetçi avantajlarını artırmak amacıyla teknolojiye ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla öncü rolümüzü sürdürmek, en önemli önceliklerimizden biri. Bu kapsamda bu yıl da Ar-Ge yatırımları ve patent geliștirme konusundaki liderliğimizi geliştirdik” dedi.

Turgay Durak: Tüpraş’ın Fuel Oil Dönüşüm Projesinin devreye girmesiyle cari açığa yıllık yaklaşık 1 milyar dolar pozitif katkı sağlayacak

Kaydedilen güçlü büyümeyle, sektörlerdeki yurtiçi ve yurt dıșı liderlik pozisyonlarını daha da pekiştirdiklerini kaydeden Turgay Durak, bu yıl da enerji sektöründe petrol ve LPG’de açık ara üstünlüklerini koruduklarını ifade etti. Tüpraş’ın 2.7 milyar dolar maliyete sahip Fuel Oil Dönüşüm Projesi için, 2013 yılında önemli aşama kat edildiğini ve projenin yaklaşık yüzde 92’sinin tamamlandığını aktaran Turgay Durak, “Fuel Oil Dönüşüm projesinin 2014 yılı sonunda devreye girmesi ile cari açığa yıllık yaklaşık 1 milyar dolar pozitif katkı sağlamayı bekliyoruz” dedi.

Turgay Durak: Yatırımlara hız kesmeden devam ediyoruz

Türkiye’de otomotiv pazarındaki liderliklerini %24,5 pazar payı ile koruduklarını belirten Turgay Durak, Ford Otosan’ın %12,8 pay ile toplam otomotiv pazarında liderliğini korurken, Tofaș’ın%11,2 ile yılı 4’üncü sırada kapattığını söyledi. Ford Otosan’ın Türk otomotiv endüstrisinin en büyük mühendislik merkezinin temelini attığını kaydeden Turgay Durak, 1.300 mühendisin çalışacağı yeni merkezin 2014 yılının ilk yarısında devreye gireceğini söyledi. Otokar’ın, dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden Çinli Foton firması ile girdiği işbirliği sonucunda “Atlas” kamyonunu piyasaya çıkardığını aktaran Turgay Durak, “RMK Marine șirketimiz, sahil güvenlik gemileri TCSG Dost, TCSG Umut ve TCSG Güven’i 2013 yılı içerisinde törenle teslim etti. Projenin son gemisi olan TCSG Yașam, 2014 yılı içerisinde teslim edilecektir” dedi. Arçelik’in, yurt dıșında artırdığı pazar paylarıyla markasını Batı Avrupa pazarında 2’nciliğe tașıdığını ve böylece tüm Avrupa pazarında 3’üncü büyük șirket olduğunu aktaran Turgay Durak, Yapı Kredi Bankası’nın, bu yıl da kredi kartı alanındaki 24 yıllık liderliğini sürdürdüğünü aktardı.

Koç Holding’in yeni yönetim kurulu belirlendi

Öte yandan Koç Holding 50. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda yönetim kurulu üyeleri seçimi de yapıldı. Bu doğrultuda belirlenen yeni yönetim kurulu üyeleri şu isimlerden oluşmaktadır:

Rahmi M. Koç – Şeref Başkanı
Mustafa V. Koç – Yönetim Kurulu Başkanı
Temel Atay – Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Ömer M. Koç – Yönetim Kurulu Başkan Vekili
Semahat Arsel – Üye
İnan Kıraç – Üye
Ali Y. Koç – Üye
Dr. Bülent Bulgurlu – Üye
Prof. Dr. John H. McArthur – Üye
Prof. Dr. Heinrich V. Pierer – Üye
Muharrem Hilmi Kayhan – Bağımsız Üye
Kutsan Çelebican – Bağımsız Üye
Sanford I. Weill – Bağımsız Üye
Peter Denis Sutherland – Bağımsız Üye
Kwok King Victor Fung – Bağımsız Üye

yilmazparlar@yahoo.com

26 Mart 2014 Çarşamba

teredata -zirve-Yılmaz Parlar

TEREDATA FİNANS ZİRVESİ

Teradata 25 Mart 2014 Salı günü The Istanbul Edition hotelde, BT konusundaki güncel gelişmeler ve gelecekteki çözümler hakkında konferans ve panel düzenledi. Kurumsal veri ambarı projeleri, büyük veri ve gerçek zamanlı kampanya yönetimi projeleri gerçekleştiren Teradata Türkiye düzenlediği zirvede Finans Sektörün profesyonellerini buluşturdu.  


Şirketlerin özel veri ambarını analiz etme ve karar mekanizmalarında etkin kullanmayı, yüksek performanslı teknolojileri analitik çözümleri sektörün gelecekte rekabet edebilir farkındalıkları bilgilendiren zirvenin açılış konuşmasında Teradata Türkiye Ülke Müdürü Gamze Aydın Teredata hakkında katılımcıları  bilgilendirerek finans sektörüne yönelik özel çözümlerin en iyi kararların alınmasına nasıl yardımcı olduğunu vurguladı.


Konuk konuşmacı Yapı Kredi Bankası Eski Genel Müdürü ve sektörün duayen ismi Burhan Karaçam, bilgi yönetimi ve rekabet üstünlüğü konusunu işledi.

 Türkiye’deki bankacılık anlayışının bütün olarak değişmesinde ve yeni ürün ve hizmetlerin Türk bankacılığına kazandırılmasında emeği geçen Karaçam  Yeni güncel kurumsal yönetim anlayışı ile eski anlayışı mukayeseli anlatarak zihinlere farklı bir boyut getirdi.

Diğer konuk konuşmacı HSBC Türkiye Bireysel Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Taylan Turan’dı  Türkiye’de ve dünyada bankacılığında gelişmeleri değerlendirdi. Bireysel bankacılığının potansiyelini değerlendirdi.

Panelde sektörün önde gelen isimleri, Ziraat Teknoloji Genel Müdürü Yunus Uygur Kocaoğlu’nun moderatörlüğünde sektörün veriyi nasıl yönettiğini tartıştılar. 
Burgan bank CIO Soner Ersoy, TFKB CIO Fahri Özbek, KKB CIO Abdullah Bilgin, Teredata Finans Endüstri danışmanı Özgür kaynar panelin panelistleriydi.

yilmazparlar@yahoo.com