9 Ocak 2026 Cuma

8. Yılında Kadın Girişimciliğinin Yıldızları Belirlendi-Yılmaz Parlar

  

Kadın Girişimciliğine Güçlü Destek

Sekiz yıldır aralıksız düzenlenen zirve, kadın girişimciliğinin görünürlüğünü artırırken, kültürel mirasın ekonomik ve toplumsal kalkınmadaki rolüne de dikkat çekti. Etkinlik, kadınların liderlik, üretim ve sürdürülebilirlik alanlarında üstlendiği öncü rolü bir kez daha gözler önüne serdi.

Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından bu yıl 8’incisi düzenlenen Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi ve Ödül Töreni, yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından kadın girişimcileri bir araya getiren zirve, deneyim paylaşımı ve ilham verici başarı hikâyelerine sahne oldu.

Kültürel Miras temasıyla düzenlenen zirve ve ödül töreni, 8 Ocak 2026 Perşembe günü İstanbul Taksim Elite World Hotel’de yapıldı. Zirve kapsamında 520 başvuru arasından seçilen 25 kadın girişimci ve kurum ödüle layık görüldü.

Celal Toprak, “Artık Kadınların Devri Olsun”

Zirvenin açılış konuşmasını yapan YAPDER Başkanı Celal Toprak, kadınların yönetimde ve girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması gerektiğini vurguladı.

Toprak konuşmasında,
“Kadın Girişimcileri Destekleme Zirvesi’ni düzenlemeye karar verdiğimizde kendimize bir söz verdik: Artık kadınların devri olsun. Kadınlar yönetsin dünyayı.

Erkeklerin yönettiği dünyanın geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Bu anlayışla sekiz yıldır kadın hareketine destek vermekten büyük gurur duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Senur Akın Biçer, “Kültürel Miras Geleceği İnşa Etmektir”

Zirve Başkanı ve Arnica Yönetim Kurulu Başkanı Senur Akın Biçer ise kadın girişimcilik ekosisteminin her geçen yıl daha da güçlendiğine dikkat çekti.

Biçer, bu yılın ana teması olan Kültürel Miras’a ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi:
“Kültürel miras sadece geçmişin değil, geleceğin de yapı taşıdır. Yerel değerleri, üretim kültürünü ve tarihsel hafızamızı iş modellerimize yansıttığımız ölçüde sürdürülebilir başarı elde edebiliriz.

Kadın girişimcilerin bu değerleri ekonomik ve toplumsal alana taşıması büyük bir fark yaratıyor. Bugün attığımız her adım, geleceğin kültürel mirasını da oluşturuyor.”

Kadın Hareketinin Yıldızları Ödüllerini Aldı

Zirve kapsamında düzenlenen ödül programında, alanlarında uzman 100 kişilik jüri tarafından yapılan değerlendirme sonucunda 25 isim ve kurum ödül almaya hak kazandı.

Ödül Alan İsimler ve Kategorileri Şöyle;

Sultan Tepe – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Fatma Aydoğdu – Kadın Gazeteciler Özel Ödülü

Ayşe Arman – Jüri Özel Ödülü

Nazan Eke – Liderlik

Emine Yılmaz – Bilime Katkı

Gaye Amus – Çevreye Katkı

Ayça Öksüz – Kadın Hareketine Katkı

Aslı Tanuğur Samancı – Farkındalık Yaratma

Dilek Öztiryakı – Gastronomide Başarı

Hilal Erben – Kırsalda Başarı

Aylin Şen – Markalaşmada Öncü

Berin Kileci – Üretkenlik

Esra Üzel Yüncüler – Sosyal Girişimcilik

Işılay Reis Yorgun – Tarımda Başarı

Seçil Yurtseven – Sürdürülebilirliğe Katkı

Sinem Yılmaz – Topluma Katkı Sağlama

Gülnur Uluğ – Banu Arıduru Gastronomi Özel Ödülü

Meryem Betül Özkardeş – Yaratıcılık

Ebru Şener – Yurt Dışında Ülkemize Değer Katma

Fatma Dilek Tecirli – Rol Model Olma

Özgen Kart – Teknolojide Başarı

Sena Oğuz – Yönetime Katılım

Dr. Öykü Korkmaz – Sivil Topluma Katkı

Ayla Taşçıoğlu – Yenilikçi

ZÜCDER Gençlik Komitesi – Sivil Toplum Hareketi

yilmazparlar@yahoo.com

6 Ocak 2026 Salı

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi-Yılmaz Parlar

  

UTİKAD 2025’i Değerlendirdi, 2026 İçin Yol Haritasını Açıkladı

UTİKAD, Lojistik Artık Sadece Taşımacılık Değil, Türkiye’nin Stratejik Gücüdür

Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), lojistik sektörünün 2025 yılına ilişkin kapsamlı değerlendirmesini ve 2026 yılı beklentilerini, 6 Ocak 2026 Salı günü Radisson Blu Hotel Şişli’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı.

Toplantıda konuşan UTİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Bilgehan Engin, lojistik sektörünün artık yalnızca taşımacılık faaliyetlerinden ibaret olmadığını vurgulayarak, “Lojistik; üretimin, ticaretin ve ekonominin sürekliliğini sağlayan stratejik bir yapı haline gelmiştir” dedi.

2025, 12 Ayda 50 Aylık Gelişmenin Yaşandığı Bir Yıl Oldu

2025 yılını “özel ama zorlu” bir yıl olarak tanımlayan Engin, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gerilimler, Kızıldeniz krizi, navlun dalgalanmaları ve tedarik zinciri kırılmalarının lojistik sektörünü derinden etkilediğini ifade etti.

“Geride bıraktığımız yıl, lojistik açısından adeta hızlandırılmış bir film gibiydi. Riskler kadar fırsatları da içinde barındıran bir dönem yaşadık.”

Deniz Taşımacılığında Yeni Normal,  Belirsizlik ve Dalgalanma

Kızıldeniz’deki güvenlik risklerinin üçüncü yılına girdiğine dikkat çeken Engin, bu durumun deniz taşımacılığında kalıcı etkiler yarattığını belirtti. Alternatif rotaların uzayan transit süreleri ve artan sigorta maliyetleri nedeniyle maliyet baskısının yükseldiğini vurguladı.

Navlun piyasasında ani yükselişler ve sert düşüşlerin 2025’in karakteristik özelliği olduğunu ifade eden Engin, uzun vadeli kontratların zayıfladığını, spot piyasanın öne çıktığını ve öngörülebilirliğin ciddi şekilde azaldığını söyledi.

E-Ticaret ve Hava Kargo Rekor Kırdı

2025 yılında e-ticaret kaynaklı yük hacminde rekor artış yaşandığını belirten Engin, Türkiye’de e-ticaret hacminin 6 milyar adet sevkiyata, sektörde faaliyet gösteren işletme sayısının ise 600 binin üzerine çıktığını açıkladı.

Kadın istihdamına da dikkat çeken Engin, e-ticaret sektöründe çalışanların yaklaşık yüzde 60’ının kadınlardan oluştuğunu vurguladı.

E-ticaretin etkisiyle hava kargonun stratejik bir taşıma moduna dönüştüğünü belirten Engin, 2026 yılında da bu güçlü konumun korunacağını öngördüklerini söyledi.

Yeşil Lojistik Artık Tercih Değil, Zorunluluk

Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) 2025 itibarıyla sahaya indiğini belirten Engin, sürdürülebilirliğin artık rekabetin ön koşulu haline geldiğini ifade etti.

“Karbon performansı artık yalnızca çevresel değil, ticari bir kriterdir. Pazara erişim, sözleşme koşulları ve maliyet yapıları doğrudan etkilenmektedir.”

Orta Koridor’un Kalbi Türkiye

Türkiye’nin Orta Koridor’daki stratejik rolüne dikkat çeken Engin, Türkiye’nin Orta Asya ve Türk Cumhuriyetleri ile ticaret hacminin 11 milyar dolara ulaştığını hatırlattı.

Altyapı yatırımları, gümrük mevzuatının sadeleştirilmesi ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesi halinde bu rakamın çok daha yukarı taşınabileceğini belirtti.

Demir Yolu ve Liman Entegrasyonu Vurgusu

UTİKAD Başkanı, limanların kara ve demir yolu entegrasyonunun güçlendirilmesinin maliyet avantajı ve verimlilik açısından kritik olduğunu vurguladı. Kombine taşımacılığın Türkiye’nin coğrafi avantajlarını en etkin şekilde kullanmanın anahtarı olduğunu ifade etti.

Nitelikli İnsan Kaynağı En Kritik Başlık

2026 gündeminde insan kaynağının özel bir yer tuttuğunu belirten Engin, sürücü açığı, gümrük personeli ihtiyacı ve dijital yetkinliklerin artırılması konularının sektörün geleceği açısından belirleyici olacağını söyledi.

UTİKAD’ın kadın istihdamı, üniversite iş birlikleri, staj ve mentorluk programları ile sektöre nitelikli iş gücü kazandırmaya devam edeceğini ifade etti.

UTİKAD 40. Yılını 2026’da Kutlayacak

2026 yılının UTİKAD için özel bir yıl olduğuna dikkat çeken Engin, derneğin 40. kuruluş yılını kutlayacağını açıkladı. Bu kapsamda yıl boyunca çeşitli etkinlikler, projeler ve sektörel çalışmaların hayata geçirileceğini duyurdu.

2026 Meydan Okumalarla Birlikte Fırsatlar Yılı Olacak

Konuşmasını değerlendirme ve öngörülerle tamamlayan Engin, lojistik sektörünün pandemi sonrası kazandığı direnç sayesinde 2026’daki zorlukları avantaja çevirebilecek güçte olduğunu belirtti.

“Teknoloji, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve mevzuat uyumu ile Türkiye lojistik sektörü, ekonomiye katma değer üretmeye devam edecektir.”

yilmazparlar@yahoo.com

14 Aralık 2025 Pazar

LeadWorld 2025 İstanbul’da Geleceği Konuştu-Yılmaz Parlar

  

Strong Medya & TABA-AmCham İş Birliğiyle Liderler Aynı Sahnedeydi

Strong Medya tarafından, TABA-AmCham iş birliğiyle düzenlenen LeadWorld – Liderlerin Sahnesi, Geleceğin Gündemi, 13 Aralık 2025’te İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda iş, ekonomi ve liderlik dünyasının nabzını tuttu.

Türkiye’nin geleceğine yön veren liderlerin aynı sahnede buluştuğu bu tarihi zirve, panellerde dile getirilen vizyonu, stratejileri ve kritik mesajları kamuoyuna doğru ve güçlü biçimde aktarma sorumluluğunu taşıdı.

LeadWorld 2025’te konuşulan her başlık, yalnızca bugünü değil, Türkiye’nin yarınlarını da şekillendirecek nitelikteydi. Bu nedenle zirve gelecek okumasıdır.

Etkinliğin açılış konuşmaları;

T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan AğarT.C. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali KılıçkayaTABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit SanlıStrong Medya Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Çiçek
tarafından gerçekleştirildi.

Küresel Ekonomi, Dijital Dönüşüm ve Liderlik Aynı Çatı Altında

LeadWorld 2025’te; küresel ekonomidijital dönüşüminovasyonsürdürülebilirlikliderlik trendleri ve iş dünyasının değişen dinamikleri ele alındı. Zirve; üst düzey yöneticileri, yatırımcıları, girişimcileri, ihracatçıları ve genç profesyonelleri bir araya getirerek güçlü bir networking zemini sundu.

Zirvenin Öne Çıkan Konuşmacıları

KOSGEB Başkanı Serdar İbrahimcioğlu, İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Doğanlar Holding YKB Davut Doğan, Arzum YKB Murat Kolbaşı, Arnica YKB Senur Biçer, Ekonomi Gazetesi YKB Hakan Güldağ, Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü Vahap Munyar, Ekonomi Gazetesi Yayın Kurulu Başkanı Şeref Oğuz, İYTE Rektörü Prof. Dr. Yusuf Baran Ariş Pırlanta YKB Kerim Güzeliş Yiğit Group / Fortis GY CEO Önder Yiğit, QNBEYOND Ventures Yönetici Ortak Özge Öz, StarGate & PlayGate Ventures YKB Mustafa C. Durmuş.

Vizyoner Liderlik Ve Yeni Nesil İş Dünyası Paneli

Krizden Güce, Gelenekten Geleceğe Liderlik

Türkiye Oyun Kurucu Bir Ülkedir

Panelde yapılan değerlendirmelerde Türkiye’nin tarihsel krizlerden güçlenerek çıkma becerisine dikkat çekildi. Konuşmacılar, bu yeteneğin teknolojiyle birleştiğinde Türkiye’yi oyun kurucu bir aktöre dönüştürdüğünü vurguladı. Gençlerin oyun, yazılım ve inovasyondaki başarısının tesadüf olmadığı özellikle belirtildi.

Liderliğin Temeli İyi İnsan Olmaktır

Global pazarlarda faaliyet gösteren şirketlerin liderlik anlayışının ele alındığı bölümde;
liderliğin yalnızca strateji değil, insani değerlerortak akıl ve kültürel bilinç üzerine inşa edilmesi gerektiği ifade edildi. Yerel değerleri bilen liderlerin, gittikleri her coğrafyada fark yarattığı vurgulandı.

Kerim Güzeliş: “Gelenekten Kaçmadım, Evrenselleştirdim

Ariş Pırlanta YKB Kerim Güzeliş, liderliğini ve marka felsefesini şu sözlerle özetledi:

“Vizyonumu Kur’an-ı Kerim’den alıyorum. Bu beni evrenselleştiriyor, dünyaya eşit mesafede durmayı öğretiyor.”

119 yıllık bir markanın beşinci nesle aktarım süreci anlatılırken, kuşaklar arası liderlikyetki devribilgi paylaşımı ve şeffaflık ön plana çıktı.

Gençlere Alan Açmadan Küresel Başarı Gelmez

Davut Doğan – Doğanlar Holding YKB, Türk şirketlerinin küresel rekabetteki yol haritasını anlattı.
Savaş Odası Toplantıları” modeliyle gençlerin unvansız biçimde fikir ürettiğini belirten Doğan, liderliğin temelinin dinlemekcesaretlendirmek ve farklılığı teşvik etmek olduğunu vurguladı.

Yeni Nesil Tüketici: Ürün Değil Deneyim Satın Alıyor

Kerim Güzeliş, yeni nesil tüketicinin beklentilerini şu sözlerle özetledi:

“Veriyi iyi kullanan kazanıyor. Küçük müşteriler, yarının sadık müşterileridir.”

Ariş Pırlanta’nın Türkiye’de mücevherde online satış ve şeffaf fiyatlama konusunda öncü olduğunun altı çizildi.

TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, “Liderlik Fırtınada Belli Olur”

Sanlı, dünyada ezberlerin bozulduğunu vurgulayarak:

Avrupa Birliği’nin yapısal krizini,

Küresel güç dengelerindeki değişimi,

Türkiye’nin dönüştürücü liderlik rolünü

net ifadelerle ortaya koydu.

Kadın liderliğinin önemine dikkat çeken Sanlı:

“Kadını dışarıda bırakan hiçbir yapı sürdürülebilir değildir.”

ifadeleriyle salondan büyük alkış aldı.

Tümamiral Recep Erdinç Yetkin: “Mavi Vatan, Milli Bekamızdır”

İstanbul Tersanesi Komutanı Tümamiral Yetkin, Türkiye’nin denizcilik ve savunma sanayisindeki tarihi dönüşümünü anlattı.

Küresel ticaretin %90’ının denizlerden yapıldığı,

Türkiye’nin Mavi Vatan vizyonunun stratejik önemi,

Yerli ve milli gemi projelerinde %85 yerlilik oranına ulaşılması

detaylarıyla paylaşıldı.

Yetkin’in vurgusu netti:

“Dışarıdan alınan gemilerle donanma kurulmaz.”

LeadWorld 2025: Geleceği Okuyan Zirve

LeadWorld 2025; liderlik, ekonomi, savunma, teknoloji ve sürdürülebilirlik başlıklarında Türkiye’nin küresel vizyonunu ortaya koyan, referans niteliğinde bir organizasyon olarak kayda geçti.

yilmazparlar@yahoo.com

12 Aralık 2025 Cuma

İTO 2025 Aralık ayı Meclis toplantısı-Yılmaz Parlar

 

Avdagiç’ten Ekonomi ve KOBİ Stratejisi

2026 Reformların Yılı Olacak, KOBİ’ler Dönüşümün Merkezinde

İstanbul Ticaret Odası’nın 2025 Aralık ayı Meclis toplantısında konuşan İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye ekonomisinin geleceğine yönelik kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak KOBİ’lerin dönüşüm sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti.

Avdagiç, üretimde yeniden dengelenme için finansmana erişimin güçlendirilmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi ve iş dünyasının beklentilerini 5 maddelik öneri setiyle ortaya koydu.

KGF destekleri yeni dönüşüm programlarını kapsayacak şekilde genişletilmeli

Kredi Garanti Fonlarının, kamu-özel sektör iş birliği içerisinde rekabetçilik ve dönüşüm odaklı programlara entegre edilmesinin önemini vurgulayan Avdagiç, özellikle teknoloji ve enerji verimliliği yatırımlarına uzun vadeli, sabit faizli yeni kredi paketleri gerektiğini ifade etti.

Kur riskine karşı koruma mekanizmaları ve vergi teşvikleri

Döviz dalgalanmalarının işletmeleri zorladığını hatırlatan Avdagiç, KOBİ'lerin kur riskini yönetebilmesi için uygun maliyetli hedge ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çağrıda bulundu. Yatırımı hızlandıracak vergi indirimleri, amortisman kolaylıkları ve modernizasyonu teşvik eden mali adımların üretime güçlü bir katkı sağlayacağını dile getirdi.

Finansman çeşitliliği şart: Banka dışı alternatifler devreye alınmalı

Reel sektörün finansmana bağımlılığını azaltacak alternatif finansman kanallarının devreye alınmasının önemine işaret eden Avdagiç, KOBİ’lerin sadece bankalara değil, yeni nesil finansal araçlara da erişebilmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye, çok kutuplu dünyada bölgesel liderliğini pekiştirecek

2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Avdagiç, Türkiye ekonomisinin güçlü büyüme eğilimini sürdüreceğini belirterek, “Bölgemizde yeni bir gerilim yaşanmaması halinde Türkiye, çok kutuplu küresel düzende bölgesel liderliğini daha görünür şekilde pekiştirecektir” dedi.

2026 yapısal reformlar yılı olacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2026’yı “yapısal reformlar yılı” ilan eden açıklamalarının iş dünyasında memnuniyetle karşılandığını söyleyen Avdagiç, reel sektör olarak reform sürecini desteklemeye hazır olduklarını ifade etti.

İhracat 270 milyar doları aşacak

Ekonominin 21 çeyrektir kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü belirten Avdagiç, turizm gelirlerinin cari dengeyi olumlu etkilediğini, doğrudan yatırımların ise 9 ayda 11,4 milyar dolara çıkarak son 10 yılın en yüksek düzeyine ulaştığını aktardı. Avdagiç, ihracatın yıl sonunda 270 milyar doları aşmasını beklediklerini söyledi.

yilmazparlar@yahoo.com

7 Aralık 2025 Pazar

Türk Dünyasıyla Ticarette Yeni DönemYilmaz Parlar

  

Türk Devletleri Arasında Rekor Ticaret Trafiği

Prof. Dr. Sümer: “Türk Dünyasında Ekonomik Entegrasyon Artık Geri Dönülmez Bir Süreç”

Ekonomik Hat- Birliktelik Sembolik Değil, Gerçek-Orta Koridor Ekonomiyi Birleştiriyor

Aydınlar Ocağı Genel Merkezi, Türk dünyasıyla ekonomik entegrasyonun masaya yatırıldığı “Türk Dünyasında Ekonomik Birliktelik” başlıklı önemli toplantıyı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Zeytinburnu Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirdi.

Toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kutluk Kağan Sümer, Türkiye ile Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) üyeleri arasındaki ekonomik ilişkilerin ulaştığı yeni boyutları rakamlarla ortaya koydu.

Oturum başkanlığını Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Prof. Dr. Mustafa E. Erkalın yürüttüğü programda; dış ticaret dengeleri, enerji hatları, lojistik koridorlar ve kalkınma potansiyelleri kapsamlı biçimde değerlendirildi.

Türk Dünyasıyla 5 Yılda 62,6 Milyar Dolarlık Ticaret

Prof. Dr. Sümer’in açıkladığı verilere göre Türkiye, 2020–2024 döneminde TDT üyeleriyle toplam 62,6 milyar dolar ticaret hacmine ulaştı.

36,6 milyar dolar ihracat26 milyar dolar ithalat

Sümer, bu rakamların “Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliğin artık sembolik değil, kurumsal ve derinleşen bir gerçeklik haline geldiğini” söyledi.

Azerbaycan: En Güçlü Ticaret Hattı

Türkiye’nin en yoğun ticaret yaptığı ülke Azerbaycan oldu.

2020–2024 toplamı, 12,8 milyar dolar ihracat5,3 milyar dolar ithalat

Türkiye, Azerbaycan’a makine, plastik, motorlu araçlar ihraç ederken; başta petrol ve doğalgaz olmak üzere alüminyum, pamuk ve demir-çelik ürünleri ithal ediyor.

Kazakistan: Stratejik İş Ortağı Ama 2024’te Gerileme Var

Beş yıllık ticaret hacmi 23,4 milyar dolar seviyesine ulaşan Kazakistan, bölgenin en büyük enerji ve maden tedarikçisi konumunda bulunuyor.

Ancak 2024 ticareti %16,9 düşerek 4,9 milyar dolara geriledi.
Düşüşün sebebi petrol ürünleri ve madencilik kalemlerindeki hacim daralması.

Özbekistan: 5 Yılda Artış, 2024’te Düşüş

2020–2024 toplam ticaret 15,8 milyar dolara ulaştı.
Ancak 2024 hacmi 2,937 milyar dolara düşerek %7 geriledi.

Sümer, “Özbekistan’ın Türkiye ticaretindeki payı hala düşük; lojistik altyapı güçlendirilmedikçe bu potansiyel tam kullanılmayacak” değerlendirmesini yaptı.

Türkmenistan Ve Diğer Ülkeler: Potansiyel Çok Yüksek

Türkmenistan ile ticaret 2024’te 2,2 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Macaristan ve gözlemci ülkeler dahil edildiğinde ticaret hacmi sınırlı görünse de Sümer şu noktaya dikkat çekti:

“Gelişmemiş hacim zayıflık değil; doğru stratejiyle büyük fırsat anlamına gelir.”

Ekonomik Yapı Birbirini Tamamlıyor

Sümer, Türkiye ile Türk Cumhuriyetleri arasındaki yapının “tamamlayıcı ekonomi modeli” oluşturduğunu söyleyerek tabloyu özetledi:

Türkiye, bölgeye: sanayi ürünleri, makineler, araçlar, plastik, tekstil
Bölge, Türkiye’ye: petrol, doğalgaz, madenler, alüminyum, demir–çelik, pamuk

Bu model iki taraf için de sürdürülebilir bir ekonomik denge yaratıyor.

Orta Koridor, Türk Dünyasının Ekonomik Omurgası

Sümer’e göre Trans-Hazar Orta Koridoru, artık sadece lojistik hat değil, Türk dünyasının stratejik kalkınma platformu.

Türkiye–Kazakistan demiryolu yük anlaşması kapasiteyi artıracak
Azerbaycan üzerinden gelen petrol/doğalgaz hatları bölgenin enerji güvenliğini belirliyor
Lojistik, enerji ve ulaştırma alanlarındaki işbirlikleri bölgesel entegrasyonu hızlandırıyor

Sümer, “Orta Koridor olmadan Türk dünyasıyla ekonomik birlikteliği tam anlamıyla gerçekleştirmek mümkün değil” dedi.

Ortak Gelecek Ekonomide Başlıyor

Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Prof. Dr. Sümer şunları söyledi:

“Türk dünyasında ekonomik birliktelik; sadece ticaret değil, ortak kader, ortak üretim ve ortak gelecek demektir.
Bu geleceğin yolu da ortak strateji, güçlü lojistik hatlar ve sürdürülebilir işbirliğinden geçiyor.”

yilmazparlar@yahoo.com

1 Aralık 2025 Pazartesi

Zafer Partisi’nden Ekonomi Çalıştayı-Yılmaz Parlar

  

Emekliye Adalet İçin Stratejik Çalıştay

Zafer Partisi, bugün Türkiye’nin gerçek sorunlarını konuşan, çözümü bilimsel verilerle ve milli çıkarlarla şekillendiren tek siyasi güç olduğunu bir kez daha gösterdi.

Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın milletin hakkını savunmaktaki kararlılığı, yalnızca siyasi bir duruş değil; Türkiye’nin geleceği için tarihi bir sorumluluktur.

Emekliden çiftçiye, işçiden esnafa kadar herkesin sesi olan bu mücadele, ülkemizin yeniden ayağa kalkması için en büyük umuttur.

Türkiye’nin Ekonomik Gerçeklerini Masaya Yatıran Stratejik Çalıştay

Siyasi tabloyu netleştiren, Türkiye’nin en geniş katılımlı ve en kapsamlı emekli odaklı çalıştaylarından biri, 30 Kasım 2025’te Ankara Yahyalar Aile Yaşam Merkezi Gösteri Salonu’nda düzenlendi. Emeklilerin, dul ve yetim ailelerinin yıllardır çözülemeyen ekonomik sorunlarının bilimsel ve hukuki yönleriyle masaya yatırıldığı bu toplantı; yalnızca bir değerlendirme toplantısı değil, Türkiye’nin ekonomik geleceğini yeniden şekillendirme iddiası taşıyan stratejik bir zirve niteliği taşıdı. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın katılımıyla gerçekleştirilen çalıştay; içerdiği analizler, öneriler ve eleştirilerle önümüzdeki dönemin yol haritasına ışık tuttu.

Zafer Partisi’nin Çözüm Paketi

Bu Milletin Kaynağı, Bu Millete Dağıtılacak

Zafer Partisi’nin emekliler için hazırladığı politika seti çalıştayda net biçimde ortaya kondu:

Aylık bağlama oranı %30’dan tekrar %70’e çıkarılacak

Refah payı eskisi gibi %100 uygulanacak

Emeklilerin temel ihtiyaçlarını güvence altına alan sistem kurulacak

OYAK benzeri sürdürülebilir bir kaynak modeli tüm Türkiye için uygulanacak

Sığınmacı politikasının yarattığı ekonomik yük son bulacak

Kamu harcamalarındaki israf kesilecek

Özdağ“Kaynakları yeniden Türk milleti lehine dağıtacağız. Emekli, hayatının son dönemini huzur içinde yaşamayı hak ediyor.”

Çalıştaydan Başlıklar

STK başkanlarının değerlendirmeleri
SGK mevzuatı ve emeklilik sistemi sunumu  Vedat İlki
TÜİK ve enflasyon davaları Av. Ali Erdem Gündoğan
Memur emeklilerinin durumu  Fatih Kozan
Vergi ve yapılandırmaların etkileri  Muraka Çakmar
Ekonomik ve finansal analiz Prof. Dr. Mehmet Alagöz
Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın kapsamlı Türkiye değerlendirmesi
Çalışma Hayatı ve Emekli Politikaları Başkanı Mehmet Akif Cenkci’nin sunumu

Özdağ, “Türkiye Ekonomisi Artık Krizde Değil, Buhranda”

Genel Başkan Özdağ, çalıştayda yaptığı Türkiye’nin gerçeklerini ortaya seren konuşmada emeklilerin yaşadığı dramı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda siyasi tercihlerle şekillenmiş bir sonuç olarak değerlendirdi:

“Sekiz yıldır milli gelirden pay alan yüzde 80’in küçülmesi kriz değil; bu ağır bir ekonomik buhrandır.”

Özdağ, yanlış ekonomi politikalarının yalnızca emeklileri değil;
 sanayiciyi, çiftçiyi, pazarcıyı, halciyi, esnafı çökme noktasına getirdiğini vurguladı.

Tarım sektöründeki ithalat bağımlılığının ülkeyi kendi kendine yetemez hale getirdiğini, sanayicinin yüksek faiz ve düşük kur kıskacında nefes alamadığını örneklerle anlattı.

Türk Sanayicisi %50 Faizle Kredi Alırken Alman %3 İle Alıyor

Organize Sanayi Bölgelerinde Türkiye ile Almanya arasındaki uçuruma dikkat çeken Özdağ:

Çarpıcı açıklamalar içeren Kritik Uyarı

Dengeleri sarsılmış, Türk sanayisi rekabet edemez hale getirildi. 2026 Cumhuriyet tarihinin en zor yılı olacak.
diyerek Türkiye’nin sanayi gücünün Mısır gibi ülkelere kaydırıldığını, binlerce işçinin işsiz kaldığını belirtti.

Para Yok Değil, Var,  Ama Millete Değil Başkalarına Dağıtılıyor

Özdağ, AKP iktidarının kaynak dağılımındaki tercihlerine sert çıktı: Suriyelilere yıllık 11 milyar dolar, yurt dışına “insani yardım” adı altında 8 milyar dolar, Kamu-Özel İş Birliği projelerine 5 milyar dolar ödeme yapıldığını hatırlatarak: “Sonra emekliye para yok deniyor. Bu kabul edilemez bir tercihtir.” dedi.

2003–2025 Arasındaki Uçurum: “11 Çeyrekten 2 Çeyreğe”

Çalıştayda en dikkat çeken verilerden biri Özdağ’ın ülke gündemine damga vuran altın hesabı oldu:

2003’te emekli maaşıyla 11 çeyrek altın alınıyordu. Bugün sadece 2 Çeyrek
Her emekli her ay 9 çeyrek altını kaybediyor.

Bu kaybın yalnızca ekonomik değil, politik tercihlerle alakalı kaynakların yanlış ellere aktarılması olduğunu vurguladı.

Erken Seçim Şart

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyo-ekonomik şartların artık ertelenemez hale geldiğini belirten Özdağ:

“Türk milletinin iradesi sandığa yansıtılmalı. Erken seçim artık kaçınılmazdır.” diyerek siyasal atmosferin değişmesi gerektiğini vurguladı.

yilmazparlar@yahoo.com 

17 Kasım 2025 Pazartesi

İTO Kasım 2025 Meclis Toplantısı-Yılmaz Parlar

  

İTO Başkanı Avdagiç’ten Kur Geçişkenliği

2026 Ekonomi Vizyonu: “Denge Sinyalleri Güçleniyor

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Kasım 2025 Meclis Toplantısı’nda yaptığı değerlendirmelerde, Türk lirasının değer kaybının fiyatlar üzerindeki etkisinin zayıfladığına yönelik TCMB tespitinin, ekonomi yönetiminin kararlı adımlarının bir sonucu olduğunu belirterek, “Bu durum kur-enflasyon ilişkisinde bozulan dengenin yeniden tesis edildiğine işaret ediyor” dedi.

TL’deki değer kaybının etkisinin sınırlanması, kur geçişkenliğinin düştüğünü gösteriyor

Avdagiç, Merkez Bankası’nın son dönemde öne çıkardığı “kurun enflasyon üzerindeki baskısının zayıfladığı” görüşünü önemsediklerini belirterek şunları söyledi:

“Bu tablo, döviz kuru ile enflasyon arasındaki uzun süredir bozulmuş korelasyonun yeniden rayına oturduğuna dair önemli bir işaret niteliğinde. 2026’ya adım atarken fiyat istikrarı açısından umut veren bir gelişme.”

Yeni ticaret düzeni Türkiye’ye stratejik fırsatlar sunuyor

Küresel ekonomide çok kutuplu ticaret yapısının belirginleştiğini vurgulayan Avdagiç, lojistik hatlardan enerji koridorlarına kadar geniş bir alanda Türkiye'nin avantaj yakaladığını söyledi:

“Türkiye, yeniden şekillenen tedarik zincirleri ve ticaret yollarında aktif bir güç haline geliyor. 2026’ya hazırlanırken bu tablo ülkemiz açısından stratejik fırsatlar yaratıyor.”

2026 enflasyon hedefi üçlü sağlam sütunun başarısıyla gerçekleşecek

İTO Başkanı, 2026 hedeflerine değinirken yüzde 16’lık enflasyon hedefinin üç temel unsurla mümkün olacağını dile getirdi:

TCMB’nin kararlı para politikası adımları

Maliye politikasının etkili katkısı

Özel sektörün rasyonel ve pozitif fiyatlama davranışı

Avdagiç, “Bu üç sacayağı uyum içinde çalıştığı takdirde hedefe ulaşılacaktır” dedi.

Hizmet enflasyonu hâlâ yüksek, ancak yavaşlama dikkat çekiyor

Eylül ve Ekim aylarında yaşanan enflasyon yavaşlamasının temel nedeninin kuraklık ve tarımsal don nedeniyle yükselen gıda maliyetleri olduğunu belirten Avdagiç, hizmet fiyatlarındaki artışın ise mal gruplarının altında kalarak olumlu bir sinyal verdiğini ifade etti.

Vergi ve harç artışının hedef enflasyona göre makul tutulması önemli bir adımdır

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, 2026 yılında vergi ve harç artışlarının yeniden değerleme oranı yerine hedef enflasyona yakın seviyede düzenleneceği mesajını değerli bulduklarını dile getiren Avdagiç, bu adımın özel sektöre de örnek oluşturacağını vurguladı.

Zayıf dış talebe rağmen ihracatta artış sürüyor

Avdagiç, ihracattaki toparlanmanın üç temel sebebi olduğunu belirtti:

Türk şirketlerinin dayanıklı ve esnek yapısı

Yeni pazar koşullarına hızlı uyum sağlayabilmesi

Özel sektörün güçlü motivasyonu ve hükümet destekleri

Cari açıkta son dönemdeki artışa rağmen, GSYH’ye oran açısından kırılganlığın belirgin şekilde azaldığını belirtti.

Şirketler için “5 Proaktif Strateji” Uyarısı

Avdagiç, yeni küresel ekonomik düzenin firmalardan daha öngörülü adımlar atmasını zorunlu kıldığını belirterek 5 başlık sıraladı:

Risk okuryazarlığı ve izleme sistemleri

Çeşitlendirme ve yerelleştirme stratejisi (nearshoring – friendshoring)

Dijital ve operasyonel dayanıklılık altyapısı oluşturma

Hızlı tepki, senaryo planlama ve adaptasyon kabiliyeti

Güçlü liderlik ve sürdürülebilir yatırım yaklaşımı

Bu dönem KOBİ’ler için aynı zamanda bir sıçrama imkânı Dengelenme sürecinde KOBİ’lere de mesaj veren Avdagiç, işletmelerin:

Nakit yönetimini disipline etmesi,

Maliyet kontrolünü sistematik hale getirmesi,

Dayanıklılığı artıracak finansal tedbirler alması,

Dijital dönüşüme yatırım yapması

gerektiğini vurguladı.

“Bu süreç doğru yönetilirse Türkiye yeni başarı hikâyelerine imza atabilir” diye konuştu.

yilmazparlar@yahoo.com