Zafer Partisi, ekonomi politikalarında kendi alternatif modelini kamuoyunun gündemine taşımaya hazırlanıyor.
Özdağ, “Zafer Ekonomisi Programı”nın bu ay paylaşılacağını açıkladı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunurken, partisinin ekonomi alanındaki hazırlıklarını da kamuoyuyla paylaştı.
Özdağ, yalnızca mevcut ekonomik politikalara yönelik eleştirilerle yetinmek yerine, Zafer Partisi’nin kendi ekonomi programını kamuoyunun tartışmasına açacağını açıkladı.
“Zafer Ekonomisi Programı” Kamuoyuna Sunulacak
Özdağ’ın açıklamasına göre, “Zafer Ekonomisi Programı” adı verilen çalışma hazırlanmış durumda ve programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması planlanıyor.
Özdağ, programın basılı hale getirildiğini belirterek, ekonomi kuruluşlarına da ulaştırılacağını ifade etti. Zafer Partisi’nin ekonomi ekibinin ilgili kuruluşları ziyaret ederek programın içeriğini anlatacağını kaydeden Özdağ, temel hedefin Türkiye’nin üretim ekonomisine geçişine yönelik parti politikalarını ortaya koymak olduğunu söyledi.
Bu açıklama, Zafer Partisi açısından ekonomik tartışmada dikkat çekici bir başlık oluştururken, partinin ekonomi politikalarını yalnızca iktidarın uygulamalarına yönelik eleştiriler üzerinden değil, kendi önerileri üzerinden de gündeme taşıma hazırlığında olduğunu gösteriyor.
Tartışmanın Merkezine “Üretim Ekonomisi”ni Koyuyor
Özdağ, basın toplantısında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne ilişkin çeşitli değerlendirmelerde de bulundu.
Özdağ’ın açıklamalarında; enflasyon hedefleri, vatandaşın satın alma gücü, işsizlik, vergiler, gelir dağılımı, tarım, eğitim ve ekonomik hedefler gibi başlıklar geniş yer aldı. Mevcut ekonomi politikalarının Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını savunan Özdağ, ekonomik yükün vatandaş üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Ancak basın toplantısının ekonomi açısından en dikkat çekici mesajı, bu eleştirilerin ardından Zafer Partisi’nin kendi ekonomik modelini ortaya koyacağını açıklaması oldu.
Köprü ve Otoyollar İçin Özelleştirme Eleştirisi
Özdağ’ın gündeminde kamu varlıklarına ilişkin kararlar da vardı.
Resmî Gazete’de yayımlanan kararla iki Boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve dört çevre yolunun özelleştirme programına alınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, söz konusu uygulamaya karşı çıktı.
Özdağ, bu varlıkların uzun süreli işletme hakkının devredilmesinin kamu açısından gelecekte gelir kaybına yol açabileceğini savundu ve köprü ile otoyollardan elde edilebilecek gelirlerin kamu kaynakları açısından önemine dikkat çekti.
Bu değerlendirmeler, Zafer Partisi’nin ekonomi yaklaşımında kamu kaynakları, üretim, gelir dağılımı ve uzun vadeli ekonomik planlama başlıklarının öne çıktığına ilişkin bir çerçeve oluşturdu.
Ekonomi Programı Sahaya İnecek
“Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanmasının ardından ekonomik kuruluşlarla temas kurulacak olması da programın yalnızca yazılı bir metin olarak kalmayacağını ortaya koyuyor.
Özdağ, parti ekonomi ekibinin kuruluşları ziyaret ederek programı anlatacağını açıkladı. Böylece Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının iş dünyası ve ekonomik kuruluşlarla doğrudan paylaşılması hedefleniyor.
Bu yönüyle program, önümüzdeki dönemde Zafer Partisi’nin siyasi gündeminde önemli başlıklardan biri olmaya aday görünüyor.
Ekonomiden Siyasete Uzanan Geniş Gündem
Özdağ’ın 10 Eylül tarihli “Türk Milleti Basın Toplantısı”nda ekonomi dışında Türkiye’nin siyasi ve hukuki gündemine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı.
Özdağ, partisinin önümüzdeki hafta Türkiye genelinde yazılı bir açıklama ve imza kampanyası başlatacağını, vatandaşların PKK’nın affı ve anayasa değişiklikleri konusundaki görüşlerinin alınacağını açıkladı. Kampanyanın ardından konunun meydanlarda ve sahada gündeme taşınacağını belirtti.
Hukuk devleti ve yargı başlıklarında da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, Türkiye’nin geleceği açısından hukuk güvenliği ve demokratik kurumların önemine ilişkin görüşlerini dile getirdi.
Yeni Dönemin Ekonomi Başlığı
Zafer Partisi açısından “Zafer Ekonomisi Programı”nın açıklanması, partinin önümüzdeki dönemde ekonomik tartışmalarda kendi çözüm önerilerini daha görünür hale getirmesi açısından yeni bir aşama olarak değerlendirilebilir.
Özdağ’ın açıklamasında öne çıkan temel unsur, eleştirinin ötesine geçerek alternatif bir ekonomi programının kamuoyunun önüne konulacak olması.
Programın bu ay kamuoyuyla paylaşılması ve ardından ekonomi kuruluşlarına yönelik ziyaretlerin başlamasıyla birlikte, Zafer Partisi’nin ekonomi politikalarının ayrıntıları da daha geniş biçimde tartışılabilecek.
Türkiye’nin ekonomik geleceğine ilişkin siyasi tartışmanın, önümüzdeki dönemde yalnızca mevcut uygulamaların sonuçları üzerinden değil, hangi ekonomik modelin Türkiye’yi üretime, istihdama ve sürdürülebilir büyümeye taşıyacağı üzerinden şekillenmesi bekleniyor.
Zafer Partisi ise bu tartışmaya “Zafer Ekonomisi Programı” ile kendi perspektifini koymaya hazırlanıyor.
yilmazparlar@yahoo.com
Ümit Özdağ Unveils New Economic Initiative
“Victory Economy Program” Set to Be Unveiled
The Victory Party is preparing to bring its own alternative economic model to the public agenda as part of its efforts to develop new economic policies.
Victory Party Chairman Prof. Dr. Ümit Özdağ announced that the party’s “Victory Economy Program” will be made public this month.
While addressing current issues in Turkey, Özdağ also shared details of his party’s preparations in the field of economics.
Rather than limiting its approach to criticism of existing economic policies, Özdağ said that the Victory Party would present its own economic program for public discussion.
“Victory Economy Program” to Be Presented to the Public
According to Özdağ, the “Victory Economy Program” has already been prepared and is scheduled to be released to the public this month.
Özdağ stated that the program had been printed and would also be delivered to economic organizations. He said that the party’s economic team would visit relevant institutions to explain the program, with the main objective being to outline the party’s policies for transitioning Turkey toward a production-based economy.
The announcement creates a notable new dimension in the Victory Party’s economic agenda, indicating that the party intends to put forward its own proposals rather than focusing solely on criticism of the government’s economic policies.
“Production Economy” at the Center of the Debate
Özdağ also addressed various aspects of Turkey’s current economic situation during the press conference.
His remarks covered issues including inflation targets, citizens’ purchasing power, unemployment, taxation, income distribution, agriculture, education and economic objectives. Özdağ argued that current economic policies were insufficient to resolve Turkey’s structural problems and drew attention to the impact of the economic burden on citizens.
However, one of the most notable economic messages of the press conference was the announcement that the Victory Party would put forward its own economic model following these criticisms.
Criticism of the Privatization of Bridges and Highways
Özdağ also addressed decisions concerning public assets.
Commenting on the decision published in the Official Gazette to include two Bosphorus bridges, eight highways and four ring roads in the privatization program, Özdağ opposed the move.
He argued that transferring long-term operating rights could result in future revenue losses for the public sector and emphasized the importance of revenues generated by bridges and highways as a public resource.
These remarks point to a broader framework in the Victory Party’s economic approach, in which public resources, production, income distribution and long-term economic planning are expected to play a prominent role.
Economic Program to Reach the Field
The planned engagement with economic organizations following the release of the “Victory Economy Program” indicates that the initiative is not intended to remain merely a written document.
Özdağ said that the party’s economic team would visit relevant organizations to present and explain the program. The aim is to communicate the Victory Party’s economic policies directly to the business community and economic institutions.
In this respect, the program is expected to become one of the significant issues on the Victory Party’s political agenda in the coming period.
A Broader Agenda from Economics to Politics
Özdağ’s September 10 “Turkish Nation Press Conference” also included assessments of Turkey’s political and legal agenda in addition to economic issues.
Özdağ announced that the party would launch a nationwide written statement and signature campaign the following week to gather citizens’ views on the issue of a possible amnesty for the PKK and proposed constitutional changes. He stated that the issue would subsequently be brought to public squares and addressed through field activities.
Addressing the rule of law and judiciary, Özdağ also expressed his views on the importance of legal certainty and democratic institutions for Turkey’s future.
A New Economic Chapter
For the Victory Party, the announcement of the “Victory Economy Program” may represent a new stage in making its own economic proposals more visible in the country’s economic debate.
The central element of Özdağ’s announcement is the intention to move beyond criticism and place an alternative economic program before the public.
With the program expected to be released this month and subsequent visits to economic organizations planned, the details of the Victory Party’s economic policies are likely to become the subject of broader discussion.
Turkey’s economic debate is expected to increasingly focus not only on the results of current policies, but also on which economic model can move the country toward production, employment and sustainable growth.
The Victory Party is preparing to contribute its own perspective to this debate through its “Victory Economy Program.”
Üretim Kapasitesini Korumak Dezenflasyon Kadar Önemli
Şekib Avdagiç, Yeni dönem “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekilleniyor
İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) Eylül 2026 Meclis Toplantısı, 10 Eylül 2026 Perşembe günü gerçekleştirilirken, toplantının gündeminde Türkiye ekonomisinin görünümü, küresel ekonomik riskler, enflasyon, üretim kapasitesi, finansmana erişim, Orta Vadeli Program (OVP) ve yapay zekâ yatırımları öne çıktı.
İTO Başkanı Şekib Avdagiç, ekonomi yönetiminin artık yalnızca talebi soğutmaya değil, ekonominin üretim kapasitesini korumaya da odaklandığını belirterek, yeni dönemin yaklaşımının giderek “sıkı para + seçici kredi + üretim desteği” üçgeninde şekillendiğini söyledi.
Avdagiç, ekonomi politikasının başarısının yalnızca enflasyonun düşürülmesiyle değil, fiyat istikrarı, üretim kapasitesi ve rekabet gücü arasındaki dengenin korunmasıyla ölçüleceğini vurguladı. “Dezenflasyonun direksiyonunu bırakmadan ekonominin motorunu yeniden hızlandırmak” gerektiğine dikkat çeken Avdagiç, üretim kapasitesinin korunmasının artık dezenflasyon kadar önemli bir politika hedefi haline geldiğini ifade etti.
Yapay zekâ ekonominin merkezinde
Küresel ekonomideki gelişmelerin ortak bir noktaya işaret ettiğini belirten Avdagiç, büyüme ivmesi yakalayan ülkelerin yapay zekâya yatırım yapan ülkeler olduğunu söyledi.
Üniversitelere çağrıda bulunan Avdagiç, gelecekte yalnızca yapay zekâ uzmanlarının yetiştirilmesinin yeterli olmayacağını belirterek, farklı sektörlerde çalışan beyaz ve mavi yakalıların da yapay zekânın kullanımına ilişkin bilgi sahibi olması gerektiğini kaydetti. Bu nedenle üniversitelerin yapay zekâ konusundaki müfredatlarını geliştirmelerinin önemine dikkat çekti.
Enflasyon geriliyor ancak küresel maliyet baskıları sürüyor
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, Türkiye’nin bir yandan dezenflasyon programını sürdürürken diğer yandan büyüme ve üretim kapasitesini koruma çabasını öne çıkardığını belirten Avdagiç, ağustos ayı enflasyon verilerine de değindi.
Ağustos ayında tüketici enflasyonunun aylık yüzde 1,84, yıllık yüzde 31,51 olarak gerçekleştiğini hatırlatan Avdagiç, enflasyonun gerilemesine rağmen enerji fiyatlarındaki yükseliş ve küresel maliyet baskılarının dezenflasyon sürecinin önemli sınamalarla karşı karşıya olduğunu gösterdiğini söyledi.
Petrol fiyatları Türkiye için stratejik değişken
Petrol fiyatlarının Türkiye ekonomisi üzerindeki çok yönlü etkisine dikkat çeken Avdagiç, petrolün 90-100 dolar bandında kalıcı hale gelmesinin Türkiye açısından aynı anda enflasyon, cari açık ve para politikası üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.
Petrol fiyatlarındaki kalıcı yükselişin akaryakıt ve ulaştırma maliyetlerini artırmasının yanı sıra üretimin enerji faturasını da büyüteceğini ifade eden Avdagiç, enerji ithalatındaki artışın cari denge üzerinde olumsuz etki yaratacağını söyledi.
Avdagiç’e göre petrol fiyatı bu nedenle yalnızca bir emtia fiyatı olmaktan çıkarak Türkiye’nin enflasyonunu, cari açığını ve faiz politikasını aynı anda etkileyen stratejik bir değişkene dönüşüyor.
Finansman ve üretim desteği vurgusu
Para politikasındaki mevcut duruşa da değinen Avdagiç, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yüzde 37’lik politika faizi ile kredi büyümesine yönelik makroihtiyati sınırların finansal koşulları sıkı tutmaya devam ettiğini belirtti.
Bununla birlikte ekonomi yönetiminin üretim kapasitesini korumaya yönelik yaklaşımını önemli bulduğunu ifade eden Avdagiç, Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK) kaynak limitinin 750 milyar liraya çıkarılmasını, KOSGEB’in istihdam koruma desteğinin imalat sektörünün tamamına genişletilmesini, işletmelere daha uzun vadeli ve avantajlı finansman sağlanmasını ve Eximbank’ın ihracat finansman hedefinin 59 milyar dolara yükseltilmesini önemli adımlar olarak değerlendirdi.
Avdagiç ayrıca enerji maliyetlerine sürekli sübvansiyon verilmesi yerine enerji verimliliği yatırımlarının finanse edilmesi gerektiğini belirterek; yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdamı artıran şirketlerin önceliklendirilmesi gerektiğini söyledi.
OVP’ye destek
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz tarafından açıklanan 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program’a da değinen Avdagiç, programda yer alan temel hedef ve politikaların hayata geçirilmesinin üretim ekonomisinin korunması ve yeni yatırımlar açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Avdagiç, işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması, verimlilik ve teknoloji yoğun yatırımların desteklenmesi, enerji, hammadde, işgücü, makine ve lojistik maliyetlerinin azaltılması, kaynakların etkin kullanılması, nitelikli işgücünün yetiştirilmesi, sanayinin ihtiyaçlarıyla eğitim ve işgücü yapısının uyumunun güçlendirilmesi, yeni pazarlara açılım ve ihracat kapasitesinin artırılması gibi politika tercihlerini olumlu karşıladıklarını belirtti.
İstanbul kongre turizminde yükselişini sürdürüyor
İTO Meclis toplantısında İstanbul’un kongre turizmine ilişkin gelişmeler de gündeme geldi.
Şekib Avdagiç, İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) kente kazandırdığı iki büyük uluslararası kongrenin aynı dönemde İstanbul’da gerçekleştirildiğini ve bu organizasyonlar kapsamında 12 bin 500 kişinin kentte ağırlandığını açıkladı.
33.Dünya Buiatri Kongresi ile 23. Dünya Otorinolarengoloji Baş-Boyun Cerrahisi Kongresi’nin (IFOS 2026) İstanbul ekonomisine ilk etapta 50 milyon doların üzerinde katkı sağlamasının beklendiğini belirten Avdagiç, çarpan etkisiyle bu katkının daha da artabileceğini söyledi.
İstanbul’un uluslararası kongre turizmindeki yükselişinin sürdüğünü belirten Avdagiç, kentin geçen yıl 95 uluslararası kongreye ev sahipliği yaptığını, Avrupa’da 13’üncü, dünyada ise 18’inci sıraya yükselerek son 10 yılın zirvesine çıktığını kaydetti.
Avdagiç, İstanbul’un marka değerini artırmak ve kongre ile toplantı turizmi potansiyelini geliştirmek amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.
Ekonomide yeni hedef: Dengeyi koruyarak büyümeyi hızlandırmak
İTO Başkanı Şekib Avdagiç’in değerlendirmeleri, ekonomi politikalarında dezenflasyon hedefi ile üretim ve yatırım kapasitesinin korunmasının birlikte ele alınmasının önemine işaret etti.
Avdagiç’in ortaya koyduğu çerçevede önümüzdeki dönemin temel hedefi; fiyat istikrarını gözetirken üretim kapasitesini korumak, rekabet gücünü artırmak, yatırımları desteklemek ve Türkiye ekonomisinin büyüme motorunu yeniden güçlendirmek olarak öne çıkıyor.
yilmazparlar@yahoo.com
ITO September 2026 Assembly Meeting
ITO Assembly Focuses on Economy
Protecting Production Capacity Is as Important as Disinflation
Şekib Avdagiç, The new approach is taking shape around “tight monetary policy + selective credit + production support”
The September 2026 Assembly Meeting of the Istanbul Chamber of Commerce (ITO) was held on Thursday, September 10, with Türkiye’s economic outlook, global economic risks, inflation, production capacity, access to finance, the Medium-Term Program (MTP) and investments in artificial intelligence among the key topics on the agenda.
ITO President Şekib Avdagiç said economic policymakers are now focusing not only on cooling demand but also on protecting the economy’s production capacity. He stated that the new approach is increasingly taking shape around the triangle of “tight monetary policy + selective credit + production support.”
Avdagiç emphasized that the success of economic policy should not be measured solely by the decline in inflation, but by maintaining a balance between price stability, production capacity and competitiveness. He said that “accelerating the engine of the economy without giving up the steering wheel of disinflation” would be one of the most important challenges of the coming period.
Artificial intelligence at the center of the global economy
Avdagiç said developments in the global economy point to a common trend, noting that countries achieving stronger growth momentum are those investing in artificial intelligence.
Calling on universities to adapt to this transformation, Avdagiç said it would not be sufficient to train only artificial intelligence specialists. He stressed that white-collar workers across different sectors, as well as many blue-collar workers, should also acquire knowledge about the use of artificial intelligence.
He therefore called for university curricula to be further developed in the field of artificial intelligence.
Inflation is declining, but global cost pressures remain
Assessing the Turkish economy, Avdagiç said Türkiye is continuing its disinflation program while increasingly emphasizing efforts to preserve economic growth and production capacity.
Referring to the latest inflation figures, he noted that consumer inflation stood at 1.84 percent month-on-month and 31.51 percent year-on-year in August.
Although inflation is declining, Avdagiç said rising energy prices and global cost pressures clearly demonstrate the significant challenges facing the disinflation process.
Oil prices become a strategic variable for Türkiye
Avdagiç drew attention to the multifaceted pressure created by oil prices on the Turkish economy. He said that if oil prices remain in the 90-100 dollar range, they could simultaneously put pressure on inflation, the current account balance and monetary policy.
A sustained increase in oil prices would raise fuel and transportation costs while increasing the energy bill of the production sector, according to Avdagiç. Higher energy imports would also put further pressure on the current account balance.
For this reason, he described oil prices as more than simply a commodity price, saying they have become a strategic variable affecting Türkiye’s inflation, current account balance and interest-rate policy at the same time.
Emphasis on financing and production support
Commenting on monetary policy, Avdagiç said the Central Bank of the Republic of Türkiye’s 37 percent policy rate, together with macroprudential limits on credit growth, continues to keep financial conditions tight.
At the same time, he welcomed the government’s increasing focus on protecting production capacity. He described the increase in the resource limit of the Investment Commitment Advance Credit (YTAK) to 750 billion Turkish liras, the expansion of KOSGEB’s employment protection support to the entire manufacturing sector, longer-term and more advantageous financing opportunities for businesses, and the increase in Eximbank’s export financing target to 59 billion dollars as important steps.
Avdagiç also argued that, rather than continuously subsidizing energy costs, financing should be directed toward energy-efficiency investments. He said priority should be given to companies that increase investment, technology, exports, R&D and employment.
Support for the Medium-Term Program
Avdagiç also commented on the 2027-2029 Medium-Term Program announced by Vice President Cevdet Yılmaz.
He said implementation of the program’s key targets and policies would be highly important for protecting the production economy and encouraging new investments.
Avdagiç welcomed policy priorities including easier access to finance for businesses, support for productivity and technology-intensive investments, reductions in energy, raw material, labor, machinery and logistics costs, more efficient use of resources, development of qualified human capital, stronger alignment with the needs of industry, access to new markets and increased export capacity.
Istanbul continues to rise in international congress tourism
Developments in Istanbul’s congress tourism sector were also highlighted during the ITO Assembly Meeting.
Avdagiç announced that two major international congresses brought to Istanbul by the Istanbul Congress and Visitors Bureau (ICVB) were being held in the city, with a total of 12,500 international participants expected to attend.
The 33rd World Buiatrics Congress and the 23rd World Congress of Otorhinolaryngology-Head and Neck Surgery (IFOS 2026) are expected to contribute more than 50 million dollars to Istanbul’s economy initially, Avdagiç said, adding that the impact could rise further through multiplier effects.
He noted that Istanbul’s growth in international congress tourism continues. The city hosted 95 international congresses last year, rising to 13th place in Europe and 18th globally, reaching its highest ranking of the past decade.
Avdagiç said efforts would continue to strengthen Istanbul’s brand value and further develop its potential in congress and business tourism.
A new economic priority: Accelerating growth while maintaining balance
Avdagiç’s remarks at the ITO Assembly Meeting highlighted the growing importance of addressing disinflation together with the protection of production and investment capacity.
The framework outlined by the ITO president points to a central objective for the coming period: maintaining price stability while protecting production capacity, strengthening competitiveness, supporting investment and rebuilding the growth engine of the Turkish economy.
Fuarcılık Türkiye’nin Üretim ve İhracat Gücünü Dünyaya Taşıyor
Interfresh Eurasia 2026, 80’in Üzerinde Ülkeden Alıcıları İzmir’de Buluşturdu
“Bay Fuar” Murat Özer’in Uluslararası Organizasyon Başarısı
Türkiye’nin tarım, gıda ve yaş meyve-sebze sektöründeki üretim ve ihracat gücünü uluslararası pazarlara taşıyan Interfresh Eurasia 2026, İzmir’de üçüncü kez kapılarını açtı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, ANTEXPO Fuarcılık A.Ş. tarafından Fuar İzmir’de düzenlenen organizasyon, yalnızca ürünlerin sergilendiği bir fuar olmanın ötesinde; üretici, ihracatçı, alıcı, lojistik firmaları, teknoloji sağlayıcıları ve sektör profesyonellerini aynı ticaret platformunda buluşturdu.
İzmir’de Tarım, Ticaret, Gastronomi ve Fuarcılık Aynı Çatı Altında Buluştu
Interfresh Eurasia 2026, üç günlük programıyla yalnızca yaş meyve ve sebze sektörünün uluslararası buluşma noktası olmadı.
Tarım, ihracat, lojistik, ambalaj, teknoloji, gastronomi ve fuarcılık başlıklarını aynı organizasyon çatısı altında buluşturan etkinlik, İzmir’in uluslararası ticaret ve fuarcılık alanındaki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.
80’in üzerinde ülkeden gelen yüzlerce yabancı alıcı, binlerce sektör profesyoneli ve çok sayıda ticari görüşme, fuarcılığın Türkiye ekonomisi açısından taşıdığı stratejik önemi bir kez daha gösterdi.
Bu tablo içerisinde ANTEXPO Fuarcılık Genel Koordinatörü Murat Özer’in ve ekibinin ortaya koyduğu organizasyon performansı da Interfresh Eurasia’nın gelecekte daha geniş bir uluslararası ticaret platformuna dönüşme hedefini güçlendiren önemli unsurlardan biri olarak öne çıktı.
Interfresh Eurasia’nın temel hedefi ise açık: Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarıyla buluşturmak, yeni ticari bağlantılar oluşturmak ve İzmir’i uluslararası tarım ticaretinin önemli merkezlerinden biri haline getirmek
8-10 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar, Türkiye’nin yaş meyve ve sebze sektöründeki ihracat potansiyelini dünya pazarlarına taşımayı hedeflerken, 80’in üzerinde ülkeden 580’i aşkın yabancı alıcıyı İzmir’de ağırladı. Organizasyon kapsamında 1.300’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin gerçekleştirilmesi hedeflendi.
Fuarın bu yönü, fuarcılığın yalnızca tanıtım ve sergileme faaliyetinden ibaret olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Doğru planlanan uluslararası fuarlar; yeni pazarların keşfedilmesi, ihracat bağlantılarının kurulması, sektörler arasında bilgi ve teknoloji transferinin sağlanması ve Türkiye’nin uluslararası ticarette görünürlüğünün artırılması açısından stratejik önem taşıyor.
“Bay Fuar” Murat Özer’in Uluslararası Organizasyon Başarısı
Interfresh Eurasia’nın bugün ulaştığı uluslararası ölçekteki yapının arkasındaki önemli isimlerden biri ise ANTEXPO Fuarcılık A.Ş. Genel Koordinatörü Murat Özer oldu.
Sektörde “Bay Fuar” olarak anılan Özer’in koordinasyonunda büyüyen Interfresh Eurasia, yıllar içerisinde yalnızca katılımcı sayısını artıran bir organizasyon değil, Türkiye’nin yaş meyve-sebze sektörünü uluslararası alıcılarla buluşturan önemli bir ticaret platformuna dönüştü.
Özer, fuarın açılışında yaptığı değerlendirmede, Interfresh Eurasia’nın uluslararası niteliğinin her yıl daha da güçlendiğine dikkat çekti. Yurt dışından gelen alıcı sayısının 2018’den bu yana yüzde 300 arttığını belirten Özer, bu yıl 80’in üzerinde ülkeden 580’in üzerinde yabancı alıcıyı ağırladıklarını ve fuar süresince 1.300’den fazla ikili iş görüşmesinin planlandığını ifade etti.
Bu rakamlar, Murat Özer’in fuarcılık anlayışının yalnızca bir organizasyon gerçekleştirmekten ibaret olmadığını; Türkiye’nin üretim gücünü doğrudan uluslararası ticaret bağlantılarına dönüştürmeyi amaçlayan bir model üzerine kurulduğunu gösteriyor.
Özer’in hedefi ise Interfresh Eurasia’yı uluslararası alanda sektörün önemli vitrinlerinden biri haline getirmek. Bu yıl KKTC’nin partner ülke, Denizli’nin ise partner şehir olarak belirlenmesi de fuarın bölgesel ve uluslararası kapsamını güçlendiren adımlar arasında yer aldı.
Açılışta Ekonomi, Tarım ve İhracat Mesajları Verildi
Interfresh Eurasia 2026’nın açılış töreni, İzmir ve Türkiye’nin tarım ve ihracat gündeminin önde gelen isimlerini bir araya getirdi.
Açılışa; İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık ve Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz ile sektör temsilcileri katıldı.
İzmir’in Tarım Master Planı Hazırlanıyor
Açılışta konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, yerel yönetim olarak tarımsal üretimin her aşamasında üreticilerin yanında olduklarını belirtti.
Yıldır, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan Tarım Master Planı ile tarımsal üretimin geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir yol haritası oluşturulmasının hedeflendiğini ifade ederken, tarım sektöründeki iş gücü sorununa da dikkat çekti.
Ege Bölgesi’nin Türkiye’nin tarımsal ihracatındaki güçlü konumuna vurgu yapan Yıldır, üreticilere ve tarımsal hizmetlerin her aşamasına destek vermeye devam edeceklerini belirtti.
Tarım İhracatı 21,7 Milyar Dolara Ulaştı
Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya ise fuarların ihracatçılar açısından önemli ticaret buluşmaları olduğunu söyledi.
Kılıçkaya, Türkiye’nin tarım ürünleri ihracatının 2026 yılının ilk sekiz ayında yüzde 4,8 artarak 21,7 milyar dolara ulaştığını, yaş meyve-sebze ve mamulleri ihracatında da güçlü bir performans ortaya konulduğunu açıkladı.
Bu rakamlar, Türkiye’nin tarımsal üretimde yalnızca iç pazara yönelik değil, dünya pazarlarında daha güçlü bir oyuncu olma potansiyelini de ortaya koyuyor.
Ersin Tatar’dan KKTC Vurgusu
KKTC’nin 5. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC’nin önemli bir tarımsal üretim potansiyeline sahip olduğunu belirterek Interfresh Eurasia’nın KKTC ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Tatar, özellikle narenciye, portakal ve diğer yaş meyve-sebze ürünlerinin uluslararası pazarlara ulaştırılmasında fuarın önemli bir köprü oluşturduğunu ifade etti.
Ege’nin Tarımsal İhracat Hedefi 10 Milyar Dolar
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Ege Bölgesi’nin yıllık 7,5 milyar doları aşan tarım ürünleri ihracatıyla Türkiye’nin lider bölgesi olduğunu belirtti.
Öztürk, bölgenin önümüzdeki beş yıl içerisinde tarım ürünleri ihracatında 10 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğine dikkat çekerek, uluslararası fuarların Türkiye’nin ihracat hedeflerine önemli katkı sağlayacağını söyledi.
Fuar, Üretici ile Dünya Pazarları Arasında Köprü Kuruyor
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Balık, yaş meyve ve sebze sektörünün üretimden ihracata, istihdamdan kırsal kalkınmaya kadar Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz da fuar kapsamında kurulacak yeni iş bağlantılarının ve ticari anlaşmaların üretici, ihracatçı ve ülke ekonomisine katkı sağlayacağına dikkat çekti.
Partner Ülke KKTC, Partner Şehir Denizli
Interfresh Eurasia 2026’da KKTC partner ülke, Denizli ise partner şehir olarak yer aldı.
Bu tercih, organizasyonun yalnızca İzmir merkezli bir fuar olmanın ötesinde, Türkiye’nin farklı üretim bölgelerini ve Türk dünyasının önemli tarımsal üretim merkezlerini uluslararası ticaret ağı içerisinde buluşturma hedefini de ortaya koydu.
Fuar İzmir’de Protokol Turu
Açılış töreninin ardından protokol üyeleri ve sektör temsilcileri fuar alanındaki stantları ziyaret etti.
Katılımcı firmaların ürünleri, üretim teknolojileri, ambalaj çözümleri, depolama sistemleri ve lojistik hizmetleri hakkında bilgi alan protokol üyeleri, sektör temsilcileriyle görüş alışverişinde bulundu.
Bu ziyaretler, fuarın yalnızca bir sergileme alanı değil, aynı zamanda sektörün geleceğine ilişkin fikirlerin, teknolojilerin ve ticari bağlantıların buluşma noktası olduğunu ortaya koydu.
Interfresh Eurasia’da Pizza Heyecanı
Türkiye Pizza Akademisi’nden Özel Organizasyon
Interfresh Eurasia 2026’nın son gününde ise fuar programına gastronomi dünyasının dikkat çeken etkinliklerinden biri eklenecek.
10 Eylül Perşembe günü düzenlenecek pizza yarışması, Türkiye Pizza Akademisi tarafından gerçekleştirilecek. Yarışmanın jüri başkanlığını ise Türkiye Lezzet Dernekleri Federasyonu Başkanı Vasfi Pakman üstlenecek.
Organizasyonun arkasında Türkiye Pizza Akademisi kurucusu Şahin Çiftçi ile dünya pizza akrobasi şampiyonu ve Almanya Pizza Milli Takımı yapılanmasının önemli isimlerinden Umberto Napolitano bulunuyor.
Şahin Çiftçi’den Almanya’dan Türkiye’ye Uzanan Pizza Yolculuğu
Türkiye Pizza Akademisi kurucusu Şahin Çiftçi, uzun yıllara dayanan pizza deneyimini Almanya’da geliştiren ve uluslararası yarışmalarda dereceler elde eden bir isim.
Çiftçi, 2005 yılında Berlin’de pizza üzerine kendi restoranını açtı. 2015 yılında Almanya Pizza Şampiyonası’nda üçüncülük, 2016 yılında ise Berlin’de düzenlenen Almanya Pizza Şampiyonası’nda birincilik elde etti.
Bu başarıların ardından dünya pizza akrobasi şampiyonu Umberto Napolitano ile tanışan Çiftçi, Almanya Pizza Milli Takımı’na davet edildi ve dünya şampiyonalarında Almanya adına yarışmaya başladı.
Türkiye Pizza Akademisi Sektöre Yeni Şefler Kazandırıyor
Şahin Çiftçi ve Umberto Napolitano’nun ortak çalışmaları daha sonra Türkiye’ye taşındı.
19 Ekim 2024 tarihinde düzenlenen 1. Türkiye Pizza Şampiyonası, yoğun katılımla gerçekleştirildi ve organizasyonun gördüğü ilgi Türkiye’de pizza alanındaki potansiyeli ortaya koydu.
Bu deneyimin ardından Türkiye Pizza Akademisi oluşturularak profesyonel pizza şeflerinin yetiştirilmesi, workshop ve eğitim programlarının düzenlenmesi ve sektöre teknik bilgi kazandırılması hedeflendi.
Pizza: Antik Çağlardan Dünya Mutfağına
Bugün dünyanın hemen her ülkesinde farklı yorumlarla tüketilen pizza, kökenleri Antik Yunan ve Roma dönemlerine kadar uzanan uzun bir gastronomi tarihine sahip.
Modern pizzanın gelişiminde ise özellikle Napoli önemli bir merkez oldu. 1889 yılında Raffaele Esposito tarafından İtalya Kraliçesi Margherita için hazırlanan domates, mozzarella ve fesleğenli pizza, bugün dünyanın en tanınan pizza çeşitlerinden biri olan Margherita ile özdeşleşti.
Pizza, zaman içerisinde İtalya sınırlarını aşarak Amerika başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında farklı kültürlerin damak zevkine göre yeniden yorumlandı. Napoli pizza kültürü ise 2017 yılında UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil edildi.
Bu nedenle Interfresh Eurasia kapsamında düzenlenecek pizza yarışması, yalnızca gastronomik bir rekabet değil; eğitim, mesleki gelişim, uluslararası deneyim ve gastronomi kültürünün buluştuğu özel bir etkinlik niteliği taşıyor.
Interfresh Sonrası Gala Gecesi
Times Event & More’da Palmiyeler Altında Lezzet ve Müzik
Interfresh Eurasia’nın yoğun geçen açılış gününün akşamında ise katılımcılar ve davetliler için özel bir gala yemeği düzenlendi.
Gecenin adresi, İzmir Narlıdere Sahilevleri’nde bulunan Times Event & More oldu.
Palmiyelerin altında, doğal dekorasyon anlayışıyla hazırlanmış geniş ve ferah atmosferiyle dikkat çeken mekân, davetlilere açık hava konsepti içerisinde keyifli bir akşam yaşattı.
Gala gecesinde sunulan yemekler de davetlilerden beğeni toplarken, organizasyon fuarın yoğun ticari temposunun ardından sektör temsilcilerini daha sosyal bir ortamda buluşturdu.
Dünya Markası Times İzmir’de
Mekân hakkında bilgi veren firma sahibi Murat Yeniçeri, Times markasının New York, Worms ve Milano gibi farklı şehirlerde de bulunduğunu belirterek İzmir şubesinin markanın Avrupa ve Amerika sonrasındaki yeni duraklarından biri olduğunu ifade etti.
Yeniçeri, İzmir Sahilevleri’ndeki projede Times Sahne, Times Şef ve Times Garden olmak üzere üç farklı konseptin bir arada bulunduğunu belirtti.
Modern gastronomi anlayışıyla geleneksel et restoranı kültürünü birleştirdiklerini ifade eden Yeniçeri, şeflerin modern dokunuşlarıyla hazırlanan yemeklerin markanın önemli özelliklerinden biri olduğunu söyledi.
Gala gecesinde işletme hakkında davetlilere bilgi veren Times Event & More Direktörü Alev Kersin, mekânın konsepti, hizmet anlayışı ve organizasyon hazırlıkları hakkında değerlendirmelerde bulunurken, davetlilerin gece boyunca keyifli bir atmosfer yaşaması için titizlikle çalışıldığını belirtti.
yilmazparlar@yahoo.com
Interfresh Eurasia 2026
Turkish Exhibition Industry Takes the Country’s Production and Export Power to the World
Interfresh Eurasia 2026 Brings Buyers from More Than 80 Countries Together in Izmir
“Mr. Exhibition” Murat Özer’s International Organizational Success
Interfresh Eurasia 2026, which carries Türkiye’s production and export strength in agriculture, food, and the fresh fruit and vegetable sectors to international markets, opened its doors in Izmir for the third time.
Hosted by Izmir Metropolitan Municipality and organized by ANTEXPO Fuarcılık A.Ş. at Fuar Izmir, the event went beyond being a traditional exhibition where products are simply displayed. It brought producers, exporters, buyers, logistics companies, technology providers, and industry professionals together on a common trade platform.
Agriculture, Trade, Gastronomy and Exhibition Industry Come Together Under One Roof in Izmir
With its three-day program, Interfresh Eurasia 2026 was not only an international meeting point for the fresh fruit and vegetable sector.
Bringing together agriculture, exports, logistics, packaging, technology, gastronomy and the exhibition industry under the same organizational roof, the event once again demonstrated Izmir’s potential in international trade and exhibition activities.
Hundreds of foreign buyers from more than 80 countries, thousands of industry professionals, and numerous business meetings once again highlighted the strategic importance of the exhibition industry for the Turkish economy.
Within this framework, the organizational performance demonstrated by Murat Özer, General Coordinator of ANTEXPO Fuarcılık, and his team emerged as one of the key factors strengthening Interfresh Eurasia’s ambition to develop into a broader international trade platform in the future.
The core objective of Interfresh Eurasia is clear: to connect Türkiye’s production power with global markets, establish new commercial partnerships, and transform Izmir into one of the major centers of international agricultural trade.
Held from September 8 to 10, 2026, the exhibition aimed to bring Türkiye’s export potential in the fresh fruit and vegetable sector to global markets, hosting more than 580 foreign buyers from over 80 countries in Izmir. More than 1,300 bilateral business meetings were planned as part of the organization.
This aspect of the exhibition once again demonstrated that the exhibition industry is not limited to promotional and display activities. Well-planned international exhibitions play a strategic role in discovering new markets, establishing export connections, facilitating knowledge and technology transfer between sectors, and increasing Türkiye’s visibility in international trade.
“Mr. Exhibition” Murat Özer’s International Organizational Success
One of the key figures behind the international scale that Interfresh Eurasia has reached today is Murat Özer, General Coordinator of ANTEXPO Fuarcılık A.Ş.
Known in the industry as “Mr. Exhibition,” Özer has overseen the growth of Interfresh Eurasia, transforming it over the years from an event focused simply on increasing exhibitor numbers into an important trade platform connecting Türkiye’s fresh fruit and vegetable sector with international buyers.
In his remarks at the opening of the exhibition, Özer emphasized that the international character of Interfresh Eurasia has continued to strengthen each year. Stating that the number of international buyers has increased by 300 percent since 2018, Özer said that this year they hosted more than 580 foreign buyers from over 80 countries and planned more than 1,300 bilateral business meetings throughout the exhibition.
These figures demonstrate that Murat Özer’s approach to the exhibition industry is not merely about organizing an event; rather, it is based on a model aimed at directly transforming Türkiye’s production power into international trade connections.
Özer’s goal is to make Interfresh Eurasia one of the sector’s prominent international showcases. The designation of the Turkish Republic of Northern Cyprus (TRNC) as the partner country and Denizli as the partner city this year was also among the steps strengthening the exhibition’s regional and international scope.
Opening Ceremony Highlights Economy, Agriculture and Export Messages
The opening ceremony of Interfresh Eurasia 2026 brought together leading figures from Izmir’s and Türkiye’s agricultural and export sectors.
The ceremony was attended by Dr. Zafer Levent Yıldır, Deputy Mayor of Izmir Metropolitan Municipality; Ersin Tatar, the 5th President of the TRNC; Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Director General of Exports at the Ministry of Trade; Muhammet Öztürk, Coordinator Chairman of the Aegean Exporters’ Associations; Cengiz Balık, Chairman of the Board of the Aegean Fresh Fruit and Vegetable Exporters’ Association; and Kemal Kaçmaz, Chairman of the National Citrus Council, along with industry representatives.
Izmir Preparing an Agricultural Master Plan
Speaking at the opening, Dr. Zafer Levent Yıldır, Deputy Mayor of Izmir Metropolitan Municipality, said that the local administration continues to stand alongside producers at every stage of agricultural production.
Yıldır stated that the Agricultural Master Plan being prepared by Izmir Metropolitan Municipality aims to establish a more comprehensive roadmap for the future of agricultural production, while also drawing attention to labor challenges facing the agricultural sector.
Emphasizing the strong position of the Aegean Region in Türkiye’s agricultural exports, Yıldır said they would continue supporting producers and every stage of agricultural services.
Agricultural Exports Reach $21.7 Billion
Dr. Mehmet Ali Kılıçkaya, Director General of Exports at the Ministry of Trade, said exhibitions serve as important trade meeting points for exporters.
Kılıçkaya announced that Türkiye’s agricultural exports increased by 4.8 percent to $21.7 billion during the first eight months of 2026, adding that the fresh fruit and vegetable sector and related processed products also demonstrated strong export performance.
These figures demonstrate Türkiye’s potential to become a stronger player in global markets, not only through agricultural production for domestic consumption but also through expanding its international market presence.
Ersin Tatar Emphasizes the TRNC
Ersin Tatar, the 5th President of the TRNC, stated that the TRNC has significant agricultural production potential and emphasized the importance of Interfresh Eurasia in bringing TRNC products to global markets.
Tatar noted that the exhibition can serve as an important bridge for bringing citrus fruits, oranges, and other fresh fruit and vegetable products to international markets.
Aegean Region Sets $10 Billion Agricultural Export Target
Muhammet Öztürk, Coordinator Chairman of the Aegean Exporters’ Associations, stated that the Aegean Region is Türkiye’s leading region in agricultural exports, with annual agricultural product exports exceeding $7.5 billion.
Öztürk noted that the region could reach $10 billion in agricultural product exports over the next five years, emphasizing that international exhibitions can make a significant contribution to Türkiye’s export targets.
Exhibition Builds a Bridge Between Producers and Global Markets
Cengiz Balık, Chairman of the Board of the Aegean Fresh Fruit and Vegetable Exporters’ Association, emphasized the strategic importance of the fresh fruit and vegetable sector for the Turkish economy, from production and exports to employment and rural development.
Kemal Kaçmaz, Chairman of the National Citrus Council, also highlighted that new business connections and commercial agreements established during the exhibition would contribute to producers, exporters, and the national economy.
TRNC Partner Country, Denizli Partner City
At Interfresh Eurasia 2026, the TRNC was designated as the partner country, while Denizli was selected as the partner city.
This choice demonstrated the organizers’ aim to go beyond an exhibition centered solely on Izmir and bring together Türkiye’s different production regions and important agricultural production centers of the Turkish world within an international trade network.
Protocol Tour at Fuar Izmir
Following the opening ceremony, protocol members and industry representatives visited the exhibition stands.
They received information about exhibitors’ products, production technologies, packaging solutions, storage systems, and logistics services, while exchanging views with industry representatives.
These visits once again demonstrated that the exhibition is not merely a display area but also a meeting point for ideas, technologies and commercial connections shaping the future of the sector.
Pizza Excitement at Interfresh Eurasia
Special Event by the Türkiye Pizza Academy
On the final day of Interfresh Eurasia 2026, one of the notable events from the world of gastronomy will be added to the exhibition program.
The pizza competition to be held on Thursday, September 10, will be organized by the Türkiye Pizza Academy. The jury will be chaired by Vasfi Pakman, President of the Turkish Federation of Flavor Associations.
Behind the organization are Şahin Çiftçi, founder of the Türkiye Pizza Academy, and Umberto Napolitano, a world pizza acrobatics champion and one of the key figures behind the German National Pizza Team organization.
Şahin Çiftçi’s Pizza Journey from Germany to Türkiye
Şahin Çiftçi, founder of the Türkiye Pizza Academy, is a professional who developed his extensive experience in pizza making in Germany and achieved rankings in international competitions.
Çiftçi opened his own pizza restaurant in Berlin in 2005. He finished third in the German Pizza Championship in 2015 and won first place at the German Pizza Championship held in Berlin in 2016.
Following these achievements, Çiftçi met world pizza acrobatics champion Umberto Napolitano, was invited to join the German National Pizza Team, and began competing for Germany in world championships.
Türkiye Pizza Academy Trains a New Generation of Chefs
The joint work of Şahin Çiftçi and Umberto Napolitano was later brought to Türkiye.
The 1st Türkiye Pizza Championship, held on October 19, 2024, attracted strong participation, demonstrating the potential and growing interest in pizza in Türkiye.
Following this experience, the Türkiye Pizza Academy was established with the aim of training professional pizza chefs, organizing workshops and educational programs, and bringing technical knowledge to the sector.
Pizza: From Antiquity to Global Cuisine
Pizza, consumed today in different forms in almost every country around the world, has a long gastronomic history with roots extending back to Ancient Greek and Roman times.
Naples, in particular, became a major center in the development of modern pizza. In 1889, pizza chef Raffaele Esposito prepared a pizza featuring tomatoes, mozzarella and basil for Queen Margherita of Italy. It later became identified with Margherita pizza, one of the world’s best-known pizza varieties.
Over time, pizza crossed Italy’s borders and was reinterpreted according to different culinary traditions around the world, particularly in the United States. The Neapolitan pizza-making tradition was added to the UNESCO Intangible Cultural Heritage List in 2017.
For this reason, the pizza competition at Interfresh Eurasia is not merely a gastronomic contest; it represents a special event where education, professional development, international experience and gastronomic culture come together.
Gala Evening Following Interfresh
Taste and Music Under the Palm Trees at Times Event & More
Following the busy opening day of Interfresh Eurasia, a special gala dinner was organized in the evening for participants and invited guests.
The venue for the evening was Times Event & More, located in Sahilevleri, Narlıdere, Izmir.
With its spacious and airy atmosphere prepared around a natural decoration concept beneath palm trees, the venue offered guests an enjoyable evening in an open-air setting.
The dishes served during the gala were also well received by guests, while the event brought industry representatives together in a more social environment following the exhibition’s intensive business program.
International Brand Times Arrives in Izmir
Providing information about the venue, owner Murat Yeniçeri stated that the Times brand also operates in cities such as New York, Worms and Milan, describing the Izmir branch as one of the brand’s new destinations following its presence in Europe and the United States.
Yeniçeri said that the Sahilevleri project in Izmir brings together three different concepts: Times Stage, Times Chef and Times Garden.
He explained that they combine modern gastronomy with the traditional steakhouse culture, adding that dishes prepared with modern touches by professional chefs are among the brand’s distinctive features.
During the gala evening, Times Event & More Director Alev Kersin also provided guests with information about the venue, sharing assessments regarding its concept, service approach and event preparations, and stated that meticulous preparations had been made to ensure guests enjoyed a pleasant atmosphere throughout the evening.